Fuzuli, Depremzede, Asansör

Ben bundan 6 sene evvel Acıbademden Tuzla’ya taşınırken özellikle 11. katı (en üst kat) tercih ettim. Devamlı deprem ha oldu ha olacak diye yapılan, ki bazı işsiz güçsüz deprem profesörünün gündemde olmak için devamlı kaşıdığı, yayınlar beni bu kararı vermeye itti.

Kimse beni dinlemez ama ben gene de söyleyeyim. Fuzuli’nin deyişi ile   ” Konuşsam dinleyenim yok, sussam gönül razı değil.”

Ülkemizde bir tarafınızı yırtsanız deprem ile ilgili olarak insanlara ’ en azından fikirlerinde, bir iyileştirme yaptırmanız mümkün değildir. Deprem çantası yapın deseler ilk koyulacak tiryakiler için 2 paket sigara, metal şişe ile az bir içki ve Türk Kahvesidir. Evlerin güçlendirilmesi ve Deprem Tatbikatları Türk insanı için laf ola beri geledir.

Allah verdi Allah aldı mantığı ile olayları tevekkülle karşılayan bir toplum olarak bu duruma pek de şaşırmamak gerek.

Ben 1999 depreminde Bursa’da görev yaptığım için depremi çok yakından yaşamış biriyim. Bunun yanısıra Karamürsel’de ki 2 katlı Weekend House’umun 2.katını ve damını kaybeden ( ne kadar kibar anlattım değilmi?) biri olarak kendimi depremzede olarak tanımlamam da herhalde yanlış olmaz.

Ben en üst katı eğer deprem olursa üstüme kimse oturmasın en üstte ben olayım diye seçtim. 2 yıldır yaşadığım kısıtlı hareket imkanım da benim ileri görüşlülüğümü çok net anlatıyor.

Depremlerde bildiğiniz gibi binalar oldukları yere çökerler. Yaptığım çok doğru seçim ise bu günlerde bir başka olgu nedeni ile beni düşündürüyor. Sitemiz gerçekten çok donanımlı .Elektrik kesilse bile asansörler ve merkezi aydınlatma sorunsuz olarak çalışıyor.

Ancak geçenlerde asansör ben içinde iken arızaya geçti ve asansörün içinde cep telefonu çalışmıyor.

Bu da sorunmu diyenlere özellikle yaşımı ve erkek olduğumu, en azından sayıldığımı, okurlara hatırlatmak isterim.

Eğer tekrar asansör arızaya geçerse ve arızanın tesbiti ve ortadan kaldırılması uzun sürerse, bu durumda ölmek yoksa da kepaze olmak var.

Bu bir hafta sonu bloğudur

Bir özdeyiş ile sonlandıralım.

” Kendinizi olayların gidişatıyla sıkmayın.

olayların gidişatının sizin sıkıntınıza ihtiyacı yoktur.”

Neyse halim çıksın falim