Piknik, Gemideki Fareler, Wieslaw Brudzinski

Havaların ısınması benim bu günkü bloğumu yazmama imkan sağladı.

Beni takip edenler bilirler. Sabah kalkınca o gün için ne yazacağıma dair genellikle bir fikrim yoktur. Siyaset de yazabilirim, spor da . Mesela size çok komik gelecek ama 2-3 gündür etli bamya yazmak istiyorum. Bu da nereden çıktı demeyin bamyayı kıymalı yapmayın kuzu etinden kuşbaşı etle pişirin farkı görün.Bu arada oğlumun katkıları ile kendime ait minkeos.com adlı sitem kusursuz olarak çalışmaya başladı. Bu adresten bu güne kadar yazdığım tüm bloglara ulaşabilirsiniz. Şimdi izninizle bu günkü konuma döneyim.

Bilmem siz mevsim ilkbahar veya yaz olunca hiç pikniğe gittinizmi?

Güzel olur hem de çok güzel olur ama aynı mahallede oturan insanların hepsinin birlikte pikniğe gitmesi işte o harika olur.

Hele onların bir tanesinin bir de açık kasalı büyükçene bir kamyonu varsa piknik tadından yenmez.

Bir kaç gün önceden pikniğe iştirak edecek bütün ailelerin kadınları bir araya gelip işbölümü yapar. Kimin dolma kimin zeytinyağlı yapacağı belirlenir poğça yapacaklar belli olur.

Her aile gücüne göre et, tavuk ve sucuk alır. İçilecekler bir gün evvelden buzdolabına konur.

Erkekler ise mangal ve tüpgazlardan sorumludur. Piknik alanında giyilecek çizgili pijama itina ile yanlarında getirilir.

Bir de belki size garip gelecek ama bu tip pikniklere karşı götürülen fazla malzeme için tepki verip   “Ulan pikniğe mi gidiyoruz sefere mi çıkıyoruz belli değil”deyip kamyona en önce binen orta yaş üstü kadın ve erkekleri de bu pikniklerde görmek mümkündür.

Bu konuda unutmadan bir şey daha eklemek istiyorum.

Mahalleden kalkacak böyle bir kamyon öncesi emin olun hem iştirak etmeyen hem de bu pikniğe karşı olan o kadar kişi vardır ki hayret edersiniz.

Wieslaw Brudzinski‘nin kelimeleri ile

” Bir tehlike anında gemiden uzaklaşan fareler, geminin batmamasını bir türlü affedemezler”. 

Olsun varsın eğer yaptığınız işi gerçekten istiyorsanız ve beraber olduğun insanlarla sevgi dolu bir beraberliğiniz varsa binin kamyona gidin pikniğe giyin pijamanızı, yakın ızgaranızı. Hatta için biranızı, iki kadeh rakınızı.

“Yağmurlarla dost olursan, yangınlardan korkmazsın”

Bu dünyaya bir daha gelecek değiliz ya

“İnsanlar doğar ve ölür. bazı insanlar doğar, yaşar ve ölür..”