Boş Çerceve, Çukurcuma ,Bedri Baykam

Geçenlerde bir tablonun satışı  ile ilgili ilginç bir haber çıktı.

“Ülker’in patronu Murat Ülker, şubat ayında sergisini ziyaret ettiği Bedri Baykam’dan yaklaşık 100 bin dolara bir boş çerçeve satın aldı.”

Bedri Baykam’ı herkes tanır. 1957 yılında Ankara’da CHP milletvekili Dr. Suphi Baykam ve Yüksek Mimar Mühendis Mutahhar Baykam’ın ikinci çocuğu olarak doğdu. İki yaşında resim yapmaya başladı.

İstanbul Fransız Lisesi’ne devam eden Bedri Baykam 1975 yılında Paris’e taşındı. Sorbonne Üniversitesi’nde işletme ve ekonomi tahsili yapan Baykam, bu fakülteden master aldı.

Baykam 1970’li yıllar boyunca aynı zamanda Türkiye Şampiyonaları’nda önemli dereceler alan ünlü bir tenisçi oldu.

1980 yılında Amerika’ya taşınan sanatçı, 1984’e kadar California College of Arts and Crafts’de resim ve sinema eğitimi gördü

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve Atatürkçü Düşünce Derneği’nin aktif üyelerinden olan sanatçı, aynı zamanda UNESCO’ya bağlı Uluslararası Plastik Sanatlar Dernegi’nin de kurucularından ve halen bu örgütün Türkiye ulusal komitesi başkanı.

Kendisinin duruşunu, zaman zaman konuşurken kullandığı sivri dilini benimsemiyor olabilirsiniz.

Ancak benim bu bloğumda ifade etmek istediğim konu Bedri Baykam’ın şahsı değildir.

” CHP’den daha CHP’li olan bir “sanatçı” ile muhafazakârlığı ile bilinen bir firmanın prensini buluşturan saik ne olabilir?” gibi yaptığı yayınlar sonucu, bir gazetecinin programında yer verdiği tablosu ile ilgili olarak gördüğüm bir hususu sizinle paylaşmak istedim.

Bu programda boş bir çerçevenin 100.000 $ a satınalınması araştırılmış ve Çukurcuma en çok çerçeve imal edilen yer olduğu için çerçevenin ederi bir yetkiliye sorulmuş ve yaklaşık 1000 T.L olduğu öğrenilmiştir.

Bunun yanısıra bu eserin değerini belirleyebilmek için önemli bir sanat eleştirmeni ve küratör olan bir hanıma telefonla bağlanılmış ve yapılan söyleşide tüylerimi diken diken eden bir konuşma geçmiştir.

Küratör hanımefendi konuşmanın bir yerinde Bedri Baykam için Türkiyeli Sanatçı tabirini kullanmıştır.

1980-1981 yıllarında askeri yönetim futbol maçlarındaki küfürlü tezahüratı yasaklamıştı ve küfür eden hemen içeri atılıyordu.

Bursa’da bir maçta hakem bir penaltıyı vermeyince gür sesli bir taraftar ayağa kalkmış ” Hakem,hakem ” diye bağırmış. Bakmış inzibatlar ona doğru geliyor ” Anlarsın ya ” demiş oturmuş.

Benim görüşüme göre insanlar şehirlere göre Adanalı, Kayserili veya İstanbullu olabilir. Ancak milletler Fransız, Alman , İngiliz ,İtalyan,Türk olur.

Türk sanatçı olur, Türkiyeli sanatçı olmaz.

” Anlarsın Ya ”