Doğru Yolda Beklemek

Bazen hem yazıyorum hem de kendimi sorguluyorum.

Bir fıkra aklıma geliyor.

Eski dönemde insanlar su ihtiyaçlarını genellikle çeşmelerden sağlarlarmış.

Umumi Tuvaletlerde de bu ihtiyaç ibriklerle sağlanırmış.

Her tuvalette bir İbrikçibaşı varmış.ibrik

Hem tuvaletin temizliğini sağlar hem de paraları toplarmış.

Su dolu ibriği alıp tuvalete girenlere müdahale edermiş.

” O ibriği alma yanındakini al ” .

Neden öyle söylediğini soranlara ise

” Burada bir görevim var , ben İbrikçibaşıyım ” dermiş.

Bazen kendimi aynen öyle hissediyorum.

Hani pek bilinen bir deyiştir.

” Yanlış yolda yürüyeceğine, doğru yolda bekle..”  derler.

Ben tam da onu yapıyorum.

Bir yandan okurlara düşüncelerimi aktarıyor, diğer yandan da onları düşünmeye zorluyorum.

Terence Hanbury White

” Dünyanın en zor işi, bir şeyin nasıl yapılacağını bilirken, başka birinin nasıl yapamadığını ses çıkarmadan seyretmektir. “ demiş ya.

İşte ben bunu yapmıyorum

Seyretmeyi kabul etmiyorum.

Bazen yazdıklarımın doğru veya yanlış olduğu husunda karar veremiyorum.

Yaşıma sığınıyorum.

Ben büyüdüm beni okuyanlar genç onlara birikimi aktarmak görevim diye düşünüyorum.

Ancak bilinen bir tespit de aklımdan çıkmıyor.

”Ne kadar da büyütmüşüz büyümeyi gözümüzde, büyü büyü olmuyor. büyüdükçe büyü bozuluyor…”