Dostum Terzi

Bu gün dostluğu bir başka yönü ile değerlendirmek istedim.

Çok söylenen bir laftır.dost dost

” İyi bir arkadaşı olanın aynaya ihtiyacı yoktur.”.

Benzer bir tespiti  George Bernard Shaw yapmış.

” Benim en iyi dostum terzimdir. Çünkü ne zaman beni görse, derhal o andaki ölçülerimi alır. Oysa bütün öteki tanıdıklarım, benim hala eskisi gibi olduğumu düşünürler.”

Bunun ne kadar doğru olduğunu gene kendimden bir örnek ile açıklayayım.

Basketbol oynarken iyi bir atıcıydım.

Genç takımda oynarken bir maçta 55 sayı yapmışlığım dahi vardı.

14 yaşından itibaren hep gözlüklü idim.

Oynarken sahaya hiç gözlükle çıkmadım.

Spor hayatımın son senelerinde bu günkü dijital skorbordlara geçildi ve tepelere asıldı.

Hakemler benim skorborddaki sayıları göremediğimi bilir , yanımdan geçerken 2 sayı geridesiniz , 3 sayı ilerdesiniz diye bana dostluk yaparlardı.

Sonra sporu bıraktık.

Üstünden elli seneden fazla geçti.

Saçlar beyazlanmadı ama yok oldu.

Kilo arttı

Sağ ayağımdaki kısmi felç nedeni ile baston vazgeçilmez oldu.

Komik olan durum şudur.

O günlerden beni tanıyan , muhtemelen beni dost kabul eden insanlarla zaman zaman yollarda karşılaşırız.

Hala  aynı şeyi söylerler

” Ağbi , ne atardın ama ! ”

Kafalarında hep 50 sene evvelki ben.

Bu günkü kel kafalı , bayağı kilolu , hafif aksak  kişi umurlarında bile değil

Dost sahibi olmak için şöyle bir öneri sık duyulur.

Başkalarıyla ilgilenmek suretiyle iki ay içinde dostlar kazanırsınız.

Başkalarının sizinle ilgilenmesini beklerseniz iki yıl içinde bir dost kazanamazsınız.

Elli senelik dostluklar için ise yazan çizen pek yok.

Ne atardın diyen tüm dostlara sevgi ile