Gül Bahçesi, Gerçekler,John Mercer Langston

Bu gün yine yeni bir hafta başlıyor. Kimileri için yepyeni olaylara gebe kimileri için rutin günlerin süreceği bir zaman dilimi.

Ya sevenler için nasıldır. Aşık olanlar, aşık olduğunu sananlar, menfaatleri paralelinde kendisini aşık gibi göstermeye çalışanlar.

Çok hoşuma giden bir aşk tanımı vardır.

” Bir körün, bir sağıra “çok güzelsin” demesi gibidir aşk.” Mantıkla hiçbir ilişkisi yoktur hep havada olan duygulardır. Hoppala Cuppala yaşarsınız.

Ancak insanların karakterlerini anlamak çok kolay değil. Özellikle bencil sevgililer için bir uyarıda bulunmak istiyorum.Önemli olan istediğini almak değil, aldıktan sonra hala onu istemektir.

Bir de hayata para gözlüğü ile bakan kimseler vardır. Bence çok da yanlış yapmıyorlardır. Çünkü bilirsiniz malum laftır.‘Para mutluluğu garanti etmez ama rahatlığı eder’

Kabul etmek lazım ki hayat bir gül bahçesi değil. Bana tekrar hayatınızın hangi evresine dönmek isterseniz diye sorarsanız Üniversite yıllarıma derim. Oh ne rahat mesuliyet yok sıkıntılar dertler laf ola beri gele.İnsan büyümek istemez.

”İnsanın büyüdükçe mi artıyor dertleri; yoksa insan, büyüdükçe mi anlıyor gerçekleri?” 

Tabiiki yıllar geçtikçe, ben yapamadım ama, zengin hatta çok zengin olmanızı şiddetle öneririm. Zengin olursan sen ölüm döşeğindeyken bile herkes seni sever. Sakın ciddiye almayın şaka yapıyorum

Ölüm denince bence ne çok korkmak ne de çok üzülmek lazım.  John Mercer Langston’ un dediği gibi  ‘Bir gün ölmek için, her gün yaşıyoruz.’ 

Herkesin moralini düzeltmek için ben de izninizle bir ekleme yapayım.

”Korkunç olan ölüm değil,  yaşanamayan hayatlardır.”