Hayat Arkadaşlığı , Hayalleri Yitirmek ,

napolyon

Bazen düşünürüm insan hayatında ilk defa ne zaman hayal kurulur.

Kendi hayatıma şöyle bir bakıyorum da , herhalde diyorum bir şeyi çok arzuladığım zaman.

İlk defa neyi arzulamışım onu da tam çıkaramıyorum.

Misketlerimin diğer çocukların misketlerinden farkı yoktu.

Daha evvel yazmıştım , ailem beni de futbol oynayanlar  aralarına alsınlar diye bana gıcır gıcır meşin 5 numara futbol topu da almıştı.

İlk bisikletim ikinci eldi ancak onun da hayallerimin arasında yeri yok. Hiçbir zaman benim hayallerimi yeni bir bisiklet de süslemedi. Bunda herhalde bütün çocukların aynı yaşam biçimlerini paylaşmasının rolü vardı.

Doğaldırki bu değerlendirmeyi kendi mahallemde ve bir erkek çocuk olarak yapıyorum. Belki bir başka yerde bir kız çocuğu başka bir kızın bebeğini çok beğenmiş ve  ” Ne olurdu benim de böyle bir bebeğim olsun ” demiş olabilir.

Bu konuda o yaşlar için söyleyebileceğim tek şey bazı çocukların arkadaşlarının arasında  , şimdiki tabirle kanka veya panpalarının  olmaları idi.

Gene benim yaşlarımda olanlar hatırlarlar kankardeşlik te çok moda idi. Kör bir çakı bulunur koldan bir yer çizittirilir ve oradan koldaki kanlar birbirine sürttürülürdü. Herkesin sadece bir kankardeşi olabilirdi.

Benim böyle bir kankardeşim hiç olmadı.

Böyle yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmeyen bir çocuk dostluğu yaşamadım.

Peki ben neyi hayal ettim ?

Zengin ve varlıklı olmayı mı?

Oda değil ,

Ne yaşadığım evi ne de yaşadığım muhit ve insanları daha üst bir kesimle mesela Nişantaşı veya Etiler de yaşayanlarla ne hiç karşılaştırdım ne de hiç arzuladım.

Ben bunu sadece kendim için değil benim neslimin tümü için söyleyebilirim.

Bana sorarsanız hayaller çocukluktan ziyade daha ileri yaşlarda başlıyor.

Bunun sebebi ise hayatın insana yaptığı, belki de yapmadığı , haksızlık ve hayal kırıklıkları .

İnsan ,bence, kin ve kıskançlık ile yoğrulmuş ama dışarıya çaktırmıyor.

İçinden  dışarda jiplerde gezen zengin insanları ve onların yaşantılarına sürekli saydırıyor ancak bir yandan da o gelir seviyesini elde etmek için haftanın dört günü Loto Toto oynuyor ayın 3 günü ise Milli Piyango bileti alıyor.

Bence çok iyi yapıyor.

Kendilerini salak yerine koyan siyasiler, 3 kuruş maaş verdikleri işlerde patrondan daha patron davranışlar sergileyen  şirket yöneticileri, ve  benim de içinde bulunduğum, kendilerinden önceki 2 nesil onların hayatına yön veriyor içlerini acıtıyor.

Durum böyle olunca toplum içinde mevki sahibi olmanın yolunun zengin ve varlıklı olmadan geçtiğine inanan insanlar da oyununu oynuyor biletini alıyor hayalini kuruyor.

Arkasında aslan gibi eskiden yaşamış değerli insanlar var.

Mesela  Mark Twain

” Hayallerinizi yitirdiğiniz an hayatınız sona erdi demektir.” diyor.

Ben de o insanlardan biriyim

Alıyorum biletimi kuruyorum hayalimi.

Artık kendim için birşey istemiyorum ama büyük 6 odalı yüzme havuzlu bir ev almak istiyorum.

Çocuklar torunlar gelsin kalsın diye yalan söylemenin alemi yok.

Gerçek onları özlemem yani egoistliğim.

Son olarak söylemek istediğim şey ise şudur.

Nutuklar ile insanları istediği kıvam ve yapıya getirenlere sesleniyorum

Napolyon

” İnsanlar hayal güçleriyle idare edilirler.”    demiş.

Demiş te ne olmuş ?

Nereye kadar başarı ile idare etmiş.

Açın tarih kitaplarını okuyun.