Sağır ve Deli

deliNietzche diyorki  ” Müziğin sesini duymayanlar dans edenleri deli sanıyor…”

Adam benden bir asır önce doğmuş , ileride ben ve benim gibi, dediğim dedik çaldığım düdük insanların olabileceğini düşünmüş ve uyarmak istemiş.

Uyarlarsa Ekime  demiş uymayanlara karışmam.

İnsanlara baskı uygulayan tutumlar ile ilgili olarak çok sevdiğim bir tespittir.

” Müşteri, siyah olmak koşuluyla, tercih ettiği renkte otomobile sahip olabilir ”.

Siyah , açık siyah , koyu siyah.

Büyük oğlum delikanlı yaşlarında iken küpe takmak istemişti.

” Tabii oğlum ” dedim ” Hayat senin hayatın

Annenin klipsli küpelerinden birini alıp takabilirsin ”

Ancak korkunun ecele pek faydası olmuyor.

Kırk yaşından sonra kulağını deldirdi küpe taktı.

Küçük oğlum voleybolcu idi .

Hemen hemen aynı boydayız.

Orangutan kollu bir aile olduğumuz için ben nasıl 1.94 boyla basketbolda pivot oynadımsa onu da  Voleybolda orta oyuncusu yaptılar.

Bir gün bana geldi

” Baba ben saçlarımı uzatacağım ” dedi.

”  Oğlum biz zaten az zıplayan bir aileyiz. Fazla saç doğru değil “.

Biraz yaşlanmışız herhalde dinlemedi beline kadar saç bıraktı.

Ailenin tek saçlı erkeği olduğu için de pek tepki vermedim.

Maçlarda karşı takım servis atarken saçını açar saç lastiğini yeniden takar sonra manşet alırdı.

Rahmetli eşim de onu filme alır , pek de keyiflenirdi.

Yani sizin anlayacağınız , ne kadar isterseniz isteyin , bazı şeyler pek olmuyor.

Bu gün düşünüyorum da,

” Bazen olmuyor; ama o kadar güzel olmuyor ki, ancak bu kadar güzel olmayabilirdi diyorsun..”

Genç çiftlere önerimdir.

Bu hayatta ne birbirinizi ne de çocuklarınızı pek sıkmayın.

Sakın ha.