Sığılık

Oscar Wilde

“Kötülüklerin en büyüğü sığlıktır” demiş.sigilik

Bu günkü yaşamımızda onun haklı olduğunu gösterecek o kadar çok örnek var ki

İş güç yok ya , dün  televizyonda bir kanaldaki bir yarışma programına denk geldim.

Değişik bir evlendirme programı

Dört hanım kızımız gelin adayı.

Bir damat adayı ve bir de onun yengesi.

Muhtemelen damadın annesi düzgün bir hanım . Yarışmaya kendisi katılmamış, yengeyi göndermiş.

Yenge harika

Dört çocuklu , koca hürriyeti seçmiş kaçmış kurtulmuş.

Programda dört gelin adayının önüne geçmek için bir yırtınıyor bir yırtınıyor.

Aday hanım kızlarımız ise güya yemek yapacaklarmış.

Aralarında cam kavanozu açmak için kapağın kenarlarına tık tık yapılması gerektiğini bilen, konserve açacağını kullanabilen bir kişi bile yok.

Yemek yapacakları zaman tak kapı hep yenge geliyor.

Hem yemekleri yapıyor hem de bütün kızlara fırça atıyor.

Damat adayı güya işletmeci imiş.

Neyi veya kimi işlettiği pek belli olmuyor.

Saçının önünü jöleleyip havaya kaldırmış ama konuştukları laf değil.

Bir reklamda o projeden ev alacaklara keyifli bir sohbet vaat ediliyor.

Gelsin o reklamı yapanlar bu programdaki sohbete bir baksın.

Ancak bu çocukların kusuru değil.

Ebeveynleri de bence aynı ölçüde sorumlu.

Bu yazdıklarımı unutmak istiyorum.

Siz de dikkate almayın.

Yazıyı gene Ustanın bir deyişi ile sonlandıralım.

“Unutmaktan daha güzel bir şey yoktur -tabii ki unutulmuş olmak hariç.”