Yerli Oto, Mustafa Koç, Zafer Çağlayan

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç geçtiğimiz hafta Kandilli Klubün’ün toplantısında Yerli Oto Ticari İntihardır demiş ya. Bu sözlere bakanlardan tepki gelmiş. Özellikle Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ” Bazı arkadaşlarımız zaman zaman kıbleyi şaşırmış olabilir” demiş.

Vikipedi den aldığım bilgileri aynen geçiyorum

Zafer Çağlayan (d. 10 Kasım 1957, Muş), Türk siyasetçi.

Kürt kökenli olan Çağlayan’ın[1] ailesi önce İzmit’e oradan da Ankara’ya göç etti. 1980 yılında Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, Makine Mühendisliği bölümünden mezun oldu.  1987 yılında Ankara Sanayi Odası seçimlerinde, en genç sanayici olarak Oda Meclisi Üyeliği’ne seçildi. 1989 yılında ASO Yönetim Kurulu Üyesi olan Zafer Çağlayan 1991 – 1995 yılları arasında ASO Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak görev yaptı.

Zafer Çağlayan, Kasım 1995 tarihinde yapılan seçimlerde en genç ASO Başkanı olarak Ankara Sanayi Odası (ASO) Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçildi. ASO’nun en uzun süre görev yapan başkanı olarak 2007 yılına kadar bu görevini sürdürmüştür.

Ben de 30 seneye yakın Koç Grubunda çalışan bir kişi olarak bazı şeyleri hatırlatmak isterim.

– Araba Üretimi ülkemizde yapılanları ve yaratılan katma değeri nedeniyle hep tartışılmıştır.

İlk defa 1960 yılında Otosan tarafından vidalarına kadar ithal edilip burada sadece parçalarının birleştirildiği ilk üretim Consul markası ile üretilmiştir.

Bu arabadan seneler sonra bir tane almak bana da nasip olmuştu. Üç ileri vitesli olup kara şanzıman denen bir teknikle üretilmiştir. Vites araç durmadan 2 den 1 e geçmezdi. Bu nedenle genellikle 2. viteste kullanılırdı. Bu arabaya yarı otomatik de diyebilirsiniz

Daha sonra Anadol ve Ford üretimi başladı. O zaman yapılan eleştriler yerlileştirme olarak sadece ıvır zıvır şeylerin ülkemizde yapılması nedeni ile olmuştur. Hele bir de ihracat yapılmaya başlayınca eleştiriler had safhaya çıkmıştır. % 90 ını ithal edilen parçalardan oluşan ve burada sadece montajı yapılan bir arabanın ihracat ürünü olarak kabul edilmesi yıllık ihracat tutarlarını haksız olarak arttırmakta idi.2

Bu gün ülkemiz yerlileştirme de epey yol almış olmasına rağmen yerli binek arabası üretiminin , diğer tüm dünya devlerinin ürünlerinin pazarda olduğu  ülkemizde, kalite ve maliyet açısından hiç bir şansı olmayacağı çok açıktır. Mustafa Koç’un da değinmek istediği konu budur.

Sadece 3 yabancı firmanın olduğu lastik piyasasındaki  Petlas’ı bir düşünün ve yerli araba için karar verin.

Ayrıca fikrini ifade eden ülkemizin önemli bir işadamına  ” Bazı arkadaşlarımız zaman zaman kıbleyi şaşırmış olabilir” diyen bir bakanın , özellikle Sn.  Zafer Çağlayan’ın , daha işadamlığına yaklaşan bir benzetme yapmasını isterdim.

Kendisinin içinde kıble olmayan daha başka bir şekilde de eleştirisini yapabileceğini düşünüyorum.

Belkide bu yeni elbisesinin ona daha çok yakıştığını düşünüyor.

Kimbilir