Beni Bana

Adam beni bana sordu.

Geçen yazılarımdan birinde 2 metreye yakın boyum 130 kiloya yakın cüsseme rağmen ses rengimin benim ile ilk defa telefonda konuşanlara daha zayıf nahif biri olduğum algısını yarattığını ima etmiştim.

Bunu kuvvetlendiren bir de isim meselesi var.

Benim adım Emin Kemaldeli_

Aslında ikinci isim kullanılır ancak ailem Emin’i münasip görmüş.

Hastane randevularında Kemal Bey diye çağırdılar sıramı kaybettim.

İş hayatım boyunca kartvizitime Emin K. Özer yazmam hiç fayda etmedi.

Çalıştığım zamanlarda telefonla birine randevu verdim.

Randevu saatine yakın koridorda biri bana beni sordu.

” Odası koridorun sonunda solda ” dedim.” Lütfen girin oturun.”

Odaya dönünce adam benden özür diledi

” Sesinizden ben sizin 1.70 boyunda olduğunuzu sanmıştım. İsminiz de çok kısa Emin Özer ” .

O gün anladım ki isim bile sizi tanımayan kişilere bir çağrışım oluşturuyor.

Soyadlarının sonu oğlu ile bitenlerin ne kadar çok olduğunu ve nedenini o zaman anladım.

O ailelerde muhtemelen kızlar da var ama olsun.

Fıkralarda sık kullanılan Abdürrahim Uzunkavakaltındayataroğlu isminin nedeni de budur.

Soyadım kısa olduğu için çocuklarıma 7-8 harfli uzun isim koydum.

Ama pek olmadı.

Herkese tavsiyemdir.

Çocuklarınıza iki isim koymayın.

İddialı isimlerden kaçının

Ben Fidan, Narin isimleri konulmuş 100 kilo üstü çok hanımefendi tanıdım.

60 kiloyu geçmeyen Gürbüzler, şimşek çakınca ödü bir tarafına karışan Yiğitler

Şimdi diyeceksiniz ki bu yazıyı neden yazdın.

Bilmem

Coşkun , deli bir günüme denk geldi herhalde.

Hani bilinen bir deyiş vardır.

Bu gün de  delilerin günü olsun.

Atmayacaksın her şeyi içine” Akıllı olup ta dünyanın kahrını çekeceğine; deli ol da dünya senin kahrını çeksin.

Aklımı seveyim