Bıktırıncaya Kadar Yaşamak

Bu gün yaşamdan bahsetmek istiyorum.

Ancak konu tekdüze yaşam değil.download

Sabah kalktım temizliğimi yaptım, yemek yedim sonra yattım diyenler pek beni ilgilendirmiyor.

Hayatının her evresinde bir şeyler yapmak isteyenler önemli.

Bir de hayatın uzunluğu çok önemli.

Bu konular ile ilgili yanlış yapanlar  arasında kendimi de sayabilirim.

j.j. Roussea  bir yorum yapmış”İnsanlar ömür kısadır, derler; ama yine de onu kısaltmak için ellerinden geleni yaparlar.” diyor.

Adam sanki beni tarif etmiş.

Hayatımı keyif verici maddeler ve özellikle stres altında çalışma hayatı ile geçirdim.

Ne yaptımsa ömrümü kısaltamadım.

Yaşım yetmişe geldi.

Yıllarını spor ile geçirmiş biri olarak hep hayatımın  kalp, solunum benzeri  sıkıntılar ile kısıtlanacağını düşünürdüm.

Hayat boyu hep koşabileceğimi zannederdim.

Şimdi sağ ayağım felç.

Gülermisin ağlarmısın?

Şimdi tek korkum var.

Birilerine yük olmak.

Henry George Bohn  1796 – 1884 arasında yaşamış ve çok önemli şu tespiti yapmış.

” Herkesi Bıktırıncaya Kadar Yaşayan, Çok Yaşamış Demektir.” diyor Usta.

Bunun olmasını istemiyorum.

Çaresizlik de bir korku galiba içimde

Bu nedenle deneyimlerimi her gün sizler ile paylaşıyorum.

Ancak kendimden bıktırmamaya da özen gösteriyorum.

Nietzsche

” İçine koyacak bir şeyiniz varsa, bir günün bin cebi vardır” diyor .