Bunca Telaş

Ben yaklaşık 33 sene sigortalı olarak görev yaptım.

Ülkenin önemli bir Holdingine ait bir şirketinde 27 yıl aralıksız çalıştım ve en üst dilimden sigorta primi ödedim.

Yaklaşık 17 yıldır da emekliyim.download

Sizin anlayacağınız aldığım emekli maaşını hak ettim.

Daha ne kadar alacağımı bilemem.

Ancak benden sonra maaşım da son bulacak.

Şimdi sabahları , eğer hava müsait ise , otururum balkona seyrederim işe gitmek için umumi vasıtalara binenleri.

Koşa koşa vasıtaların merdivenlerine atlayanları.

Hiç biri merdivenlere sağlıklı olarak basıp yukarı çıkma veya aşağı inmelerinin ne büyük bir mutluluk olduğunun farkında değil.

Ben minibüse binmeye teşebbüs bile etmiyorum.

Çünkü insanların bir dakikalarını bile kaybetmeye tahammülleri yok.

Benim de 1 dakikada minibüse binecek kadar sağlığım.

Yollar koşan insanlarla dolu.

Sanırsınız ki dünyayı onlar taşıyor.

Amaçları belki yaşamak ancak çoğunluğu yaşamıyor.

Sadece nefes alıp veriyor.

Kıskançlık kin had safhada .

Herkes burnundan soluyor.

Hani biri demiş ya

”  Doğdum, okudum, çalıştım, kazandım, tükettim, öldüm. bunca telaş arasında yaşamayı unuttum ”

Durum aynen bu.

Bunu yapmayın.

Yaşamayı amaç edinin.

Buna vasıtalara binerken ne kadar şanslı olduğunuzu , bunu yapamayan kimbilir kaç kişinin olduğunu düşünerek , başlayabilirsiniz.

Ve tabii diğer insanlara biraz hoşgörü.

Çünkü bir gün bakarsınız ki onların yerindesiniz.

Bir şarkının sözleri gibi

” Her mevsim bende kış , bende sonbahar ”

Mutlu bir yaşam herkese