Dün Bugün Yarın

Bu gün bloğuma genellikle din eksenli olmasına rağmen çok etkilendiğim bir özdeyiş ile başlamak istiyorum.

” Akıl plan yaparken kader kıs kıs gülermiş. “

Bu kader denilen şey var ya kader insanın tüm istek ve arzularına fren yaptırır.

İnsanı üzüntüden bir  oraya bir buraya savurur.

Yaptığı  her işe mani olur._walter_scott_

Bir de onun has bir arkadaşı vardır.

Felek

Bu her iki kelime  de bir çok müzik eserinde yerini almıştır.

Kader kime şikayet edeyim seni !

Ah felek zalim felek !

Ben bu gün kader karşısında eli kolu bağlı olmayı pek içime sindiremiyorum.

Halbuki eski yıllarda olayları kadere bağlamayı pek severdim.

Ya artık bir ayağım çukurda olduğu için ” Kim korkar hain kurttan ” modunda hareket ediyorum.

Ya da eski  korkak kimliğimi attım , kılıcımı çektim eski savaşlarda düşmana karşı ” Hamle yap ya kafir ” diye saldıran yeniçeri askerlerine benzedim.

Artık adım gibi kesin eminim

” Kaderimizi belirleyen şartlar değil kararlardır.”

Ülkede yaşananlara yavaş yavaş her kesimden yükselen itiraz seslerini bir dinleyin.

Artık bütün uğraşlara rağmen insanların sosyal medyada etkin ve kaliteli haberleşmelerinin önüne geçmek pek mümkün olmuyor.

Özellikle yabancı basın ve etkili kuruluşlar hem bilgi almakta hem de görüş bildirmekte giderek baskıcı çalışmalarını sürdürüyor.

Bu da tabii çok doğal.

Çünkü durum gayet net.

” Yaşamımızın kalitesini iletişim kalitemiz belirler.”

Artık dünya geçmişte kendilerine sunulan palavralara itibar etmiyor.

Kim söylemiş bilmiyorum ama çok bilinen bir özdeyiş var.

” Bana dününü ve bugününü göster sana yarınını söyleyeyim.” derler.

Eskiden ezilenler ve kendilerine baskı altında bir yaşam sunulmasını kadere bağlayanlar artık kıpırdıyor.

Ülkeyi yönetenler ise bir süre sonra kader edebiyatı yapmaya başlarlarsa hiç şaşmam .

Çünkü      Walter Scott   (1771 – 1832)

” İnsanlar kendi çılgın ihtiraslarının neticelerini kadere yüklerler. ” diyor.

Yaşlı başlı adam yalan mı söyleyecek?