Hülya Avşar, Çiğdem Talu Melih Kibar

Bu Pazar  gene kelalaka olayları sizlere aktarmak istiyorum. Uzun süredir Gezi Parkı nedeni ile oluşan gerilimi biraz düşürmek amacım.Özellikle bu gün Taksimde yapılacak mitingin üzücü sonuçlara yol açmamasını bütün kalbimle diliyorum.Bloğumda sizi biraz tebessüm ettirir biraz da düşündürebilirsem kendimi mutlu sayarım.Bu gün aktaracğım  olaylarda aykırı olan anlattığım ünlüler değildir, o benim

Seren Serengil ve Hülya Avşar ile olan anılarım eskidir. Kimse bana ne kadar eski diye sormasın hanımefendilerin yaşı belli olur. Her iki olay da benim uzun boyum nedeniyle gerçekleşmiştir, hanımefendilerin kısa boylu olmasının hiçbir etki ve önemi yoktur.

Bir gün iş seyahati nedeni ile Bursadayım. Çelik Palasta kalıyorum. Otelden dışarı çıkacağım, odada bir şey unuttuğum aklıma geldi. Arkadaşlara bir dakika deyip hemen indiğim asansöre geri bindim. Son anda bindiğim için asansör de dolu. Asansörün önü cam lobiye bakıyor. Baktım arkadaşlar hem gülüyor hem parmak sallıyorlar. Ne ise katımda indim alacağimı alıp geri döndüm.Arkadaşlar ” Hayırlı olsun neredeyse içine sokacaktın” dediler.

Meğer Seren Serengil asansörde hemen önümdeymiş. Zaten asansör sıkışık aşağıdan bakınca et tırnak gibi duruyormuşuz. Ancak boy farkımız nedeni ile ben onu görememişim.Birlikte göğüs göğüse bir seyahat gerçekleştirmişiz.

Bir de bunun benzeri ancak ters konumlusunu Hülya Avşar ile Bodrum uçağına binerken yaşadım. Bir şirket yemeği için Bodruma gidiyoruz. Benim lafım bitmez onla lak lak bunla lak lak sırada en arkaya kalmışım. Baktım uçağa yerleşen arkadaşlar bana elle kolla bir şeyler anlatıyorlar. Ben arkama bakıyorum ama bir şey göremiyorum. Meğer Hülya Avşar bizim iş yemeğinde konser verecek olan sanatçıymış. Kalabalığa girmesin diye en arkadan uçağa alıyorlarmış. Ancak ben leylekler gibi 180 derece kafamı arkaya çeviremediğim için boy farkımızdan dolayı onun arkamda olduğunu görememişim.Ters konumlusu demekte ki maksadımı herhalde güngörmüş insanlar anlamıştır. Genelde bu duruşta kadın önde erkek arkasında olur ve genelde ” İtmeyelim Beyler” diye arkada olmayan insanlara bağırılır.Bizim pozisyonumuzda ise erkek önde kadın arkada olduğu için bu tanımı kullandım. .

talu kibar

 

İş gezilerimin hepsininin uçakla olduğunu sanmayın kara ve demiryolu ile yaptığım seyahatlerim de çoktur. Bu tip yolculuklarda ya uyurum ya da uyur gibi yaparım. Katiyyen bir şey okumam çünkü yanınızda veya karşınızda olana kitap vız gelir tırıs gider. Yolculuğun içine etmek için elinden geleni yapar. Gene bir gün trenle Bozüyük’e gidiyorum. Karşımdaki adam düz oturmuş bu nedenle geçeceğimiz yolu görüyor. Beni de her ne hikmetse hoca bellemiş hayatta gözümü kapamamama izin vermiyor. ” Hocam diyor,trene bak, ağaca bak, odun taşıyan kadına bak, eşeğe bak, kağnıya bak. Artık bayılttı ben bir şey görmüyorum ama ya settar ” Bak bak” dedim. Birlikte baktık hiç bir şey geçmedi. Adam bana bakıyor.” Gördünmü neleri dedim?” bu da ne demek diye düşünüyor.” Buralarda bu nelerden çok vardır. Ben de sana hep bunlardan göstereceğim” Anladı bir daha başka şey göstermedi.

Benim hayatta bu nelere bak lafıma çok benzettiğim sevgili Erol Evgin’in seslendirdiği ” İşte Öyle Bir Şey” şarkısıdır.

1976 yılının Ağustos ayında bu şarkının kırkbeşliği piyasaya çıktı. Sadece bir dörtlüğünü sizlerle paylaşayım

 Hani ıssız bir yoldan geçerken

Hani bir korku duyarda insan

Hani bir şarkı söyler içinden

İşte öyle birşey

Söz yazarı Çiğdem Talu bestekarı Melih Kibar.

Lütfen ülkemizde inatla yeşertilmek ve yerleştirilmek istenen korku senaryoları ile ilişkilendirmeyin

Kendisinden 12 yaş küçük bir erkeği seven ilk evliliğinden çocuk sahibi bir hanımefendinin dizeleri bunlar.

Kendisinden 12 yaş büyük birini sevip onu notalara döken bir erkeğin notaları ile can bulan bir şarkı .

Ve bu birlikteliğin çocukları şarkılar şarkılar

Her ikisini de kanserden kaybettik .

Kaybettik kelimesini yanlış kullandım asıl kaybedenler  biziz.Onlara mahalle, dost ve aile baskısı ile,birlikte yaşamayı çok gören sen, ben o.

Bu hayat öyle garipki insan nelere bakıyor neler görüyor