Kadı Kızı

İnsanların hayatından memnun olduğu dönemlerde çok kullandığı bir deyimdir.

” Bendeki keyif kadı kızında yok ” derler.

Buradan çıkarılacak iki önemli sonuç var.

Bunlardan biri kız olmak erkek olmaktan iyidir

İkincisi ise kadı.

Kadı yani hakim.kadi-kizi

Mahkemelerde en yüksekte oturur.

Avukata savcıya yüksekten bakar.

Ben hayatımda iz bırakan iki hakim tanıdım.

Birincisi Üsküdar’da kiracı oturduğumuz evin sahibi Hakim Bey Amca.

Emekli idi.

Aynı ahşap evin içinde onlar üst katlarda otururdu biz alt katlarda.

Arada bizim taraftan açılıp kapanan bir sürgülü kapı.

Babam maaşını alınca beni kirayı vermek için yukarı gönderirdi.

Elimdeki kira parası ile yukarı çıkar önce elini öperdim.

Eşi Refiyanım Teyze’ de bana meyva , şeker falan verirdi.

Önce el öpüyor sonra kirayı veriyorsun.

İkinci hakim ise Fahri Amcamdı.

Öz amcam değil ama ondan ileri.

Kendisi babam ile birlikte Hukukta okumuş.

Babam bir Alman Profesöre kızmış okulu bırakmış.

Fahri Amcam bırakmamış.

Herkes neredeyse 2 metre bir adamla en fazla 1,72 boyunda birinin nasıl 90 yaşına kadar dostluklarını sürdürdüklerini anlamaya çalıştı.

Amcam babamı uzun diye çağırırdı.

Bu gün literatürde kullanılan Uzun Adam tabiri Fahri Amcama aittir.

İstanbul’a gelince bizde kalır sabaha kadar , bizi uyandırmamak için, kısık sesle konuşup kikirdeşirlerdi.

İkisine de allahtan rahmet diliyorum.

Mahkeme kadıya mülk olmaz denilen zamanın hakimleriydi onlar.

Biz şanslı imişiz ki böyle hakimler ile birlikte yaşamışız.

Ancak zamane insanı galiba bizim kadar şanslı olamayacak.