Kuzu Etli Kapuska

İçimizi yakan o kadar olayı yaşıyoruz ya

Gel de içme arkadaş

Bu nedenle bu gün günümüzde çoktandır dile getirilmeyen bir konuyu yazmak istiyorum.

Konumuz alkol kullanımıdownload

Gençliğimizde , biraz da parasızlık nedeni ile, o zamanın en ünlü jönlerinden biri olan Orhan Günşiray’ın ” Ben gençliğimde elma ile şarap içerdim ” lafını düstur edinmiş ve aynısını yapmıştım.

Hiç bir şeye benzemiyordu.

Sonra yaşımız büyüdü , gelirimiz arttı , iş hayatında iş yemekleri önem kazandı.

Biraz kendini farklı bir konuma koyan, kendini Avrupalı hisseden  arkadaşlarımız şarap içmeye başladı.

Ben de uğraştım ama yemekle şarabın uyumunu  bir türlü beceremedim.

Yemek bitti şarap kaldı, şarap bitti yemek kaldı.

Serde köylülük de var ya.

Bari rakı içelim dedim.

Ama sıkıntı şu, ben anason kokusunu sevmiyorum.

Bu nedenle çok uzun yıllar rakıyı susuz içtim.

Her türlü ai ai şakasına katlandım.

Örnek isterseniz bir iş yemeğinde sağımda ve solumda oturanların hepsinin bardaklarına rakı koyup benim su bardağımı yok ettiler.

O günden sonra su bardağımı özel seçtim.

Her yemek ile  rakı içerdim.

En sevdiğim ise kuzu eti ile yapılmış , acı biberli kapuskadır.

Tam bir akşamcı idim diyebilirsiniz.

Ancak tüm hayatım boyu bir yemekte 2 dubleden fazla içmedim.

Yan masalara kaldırılan kadehler , ırk, millet,din gözetilmeksizin insan sevgisini ön plana çıkarırdı.

Şimdi uygulanan alkol yasağı bu sosyal ilişkileri de yok etti.

Alkol almak iş yemekleri ile sınırlı değil ki , sevgililer için de geçerli

İçilen bir duble insanın kendine güvenini getirir sevgilisine açılmasını sağlar.

İnsanı anılarına götürür gençleştirir.

Ancak alkol ile ilgili önemli bir uyarıyı gençlere yapmak isterim.

” Rakı, kadehin yarısına kadar değil, içenin yarasına kadar konurmuş.”

İşin tehlikeli yanı tam da budur.

Aman dikkat