Randevulu Sistem

Bu gün sabah Alman Lisesinde okuduğum günlerin anıları hatırıma geldi.

Gene gece kafam ona buna çalışmış herhalde.

Alman Lisesinde her gün 6 ders yapılırdı.

Ve 5 teneffüs.randevu

İkisi (Grosse Pause) büyük teneffüs 15 dakika.

3 ü (Kleine Pause) 5 dakika.

Küçüklerde bahçeye çıkmak yasaktı, büyüklerde ise çıkmamak.

O yaşlarda diğer talebelerle çok anlaşmazlıklarım olurdu.

Ve genellikle çözüm büyük teneffüslerde yumruk yumruğa çözülürdü.

Seyirciler etrafınızda toplanır ve ünlü

” Ye ye ye onu ye ” tezahüratını yaparlardı.

Ancak sıkıntı her teneffüs süresinde ancak bir kişi ile dövüşebilirdiniz.

Bu nedenle küçük bir cep defteri aldım.

Randevulu sisteme geçtim.

Deftere bakıp rakibimi bekliyordum.

Ancak o gün kiminle ve neden itişeceğimi hatırlamamaya başladım.

Sizin anlayacağınız kavganın bile tadı kaçtı.

Bu arada boyum uzadı kilom arttı.

Rakipler de azaldı.

Bütün bunları neden yazdım diye soruyorsanız.

“Bize yaşamayı hayat geçtikten sonra öğretiyorlar.” diyor Michele de Montaigne.

Doğrudur

İnsanlar nasıl kullanıldıklarını pek göremiyorlar.

Bu arada değerli bir yazarın geçtiği dalgayı da bloğumuza alalım.

” Siz dünyayı kurtarın , ben de nasıl kurtardığınızı yazayım” diyor Charles Bukowski.

Bir yanda hayatını kaybedenler diğer yanda ye ye ye onu ye diye ortalığı gerip keyfini çıkaranlar.

Bayram tatilinde kapalıyız.

Herkese iyi bayramlar