Retoriğin Boyutları

Hayatta zaman zaman karşınıza çıkan sorunların aşımında veya sizi keyiflendiren , hayatınıza olumlu yön veren konularında nedendir bilmem hep önümüze   ” Üç Şey ”      postulası çıkar.

Mesela hepimizin gençlik yıllarında  hep konu aynı yöne gider ve bu soru sorulur.Socrates 4

” Eğer günün birinde bir ıssız adada yaşamanız gerekirse yanınıza almayı istediğiniz 3 şey nedir ? ”

Ayrıca , eğer ünlü biri olursanız, muhakkak benzer soruyu  soran bir aklı evvel medya evladı, kesinlikle , bulursunuz.

” Eğer bir ıssız adada kalırsanız hangi 3 arkadaşınızın yanınızda olmasını istersiniz ?

İnsanın,  bu durumda,  ilk aklına gelen sey ne işim var benim ıssız adada demek diye düşünenler aranızda olabilir. Ancak gerçek hayatta salaklık parayla olmadığı için bu soruya ” Yanıma şunu , şunu , şunu alırım” diyen çok sayıda insan çıkar.

Ünlülerin bu soruya verdiği cevap ise genellikle

” Bu sorunuza diğer arkadaşları kırmamak için cevap vermiyorum ” diye yapılan bir geçiştirmedir.

Ancak gerçek hayatta birbirlerinden ayrılamayacak önemli Üç  Şeyler ‘ de vardır.

Lütfen bunları unutmayalım çünkü hayat içinde size çok yardımcı olabilir.

1 – Hayatta  bir kez gittiğinde asla dönmeyen üç şey zaman , sözcükler ve fırsattır

2 – Hayatta  hiç bir zaman kaybedilmemesi gereken 3 şey Barış, Ümit ve Dürüstlüktür

3 – Hayatta  en değerli üç şey  Sevgi, kendine güven ve arkadaşlardır.

4 – Hayatta insanı geliştiren üç şey  çok çalışma, samimiyet ve başarıdır.

Bu yazdığım dört madde de zordur ve uygulanması emek ister.

Seviyeli düzgün insanlara göredir ve bu günkü insan ikliminde yer bulması çok zordur.

Özellikle siyaset ve meslekte uğraş verenler hayata emek vermek yerine insanların gözünü boyamayı seçmişlerdir.

Son zamanlarda çok geçen Retorik kelimesini kastediyorum.

Retorik kelime anlamı olarak güzel söz söyleme, hitabet sanatı, belagat anlamına gelmektedir.

Yeni bir kelime olarak medya hayatına düşmüşse de ilk defa Antik Yunan’da MÖ 5. yüzyılda Sokrates çevresindekiler tarafından kullanılmış olan bu kelime, ilk kez Platon’un  Gorgias adlı eserinde geçmiştir.

Retoriğin olabilmesi için üç temel öğe gereklidir: Bir söylevci, bir dinleyici ve bunların düşündüklerini ve görüşlerini iletebilmelerine aracılık eden bir dil.

Retoriğin Logos, Pathos ve Ethos boyutu vardır;

  • Ethos: Ben simgesi, karakter, yaşam ve amaç tercihidir. Ethos hatiptir, daha doğrusu hatibin erdemidir. Söylevcinin mesleği ya da sosyal kökeni ne olursa olsun ahlaken herkese örnek olması gerekir. Ethos yani ahlak anlamındadır. Yani güzel konuşan kişi ahlaksal yetiye sahip olmalıdır. Söylevci tartışma yaratan ve üstünde tartışılan sorulara cevap vermesi gereken kişidir. Söylevci karşı karşıya bulunduğu sorunsala göre kendisini gizler ya da gösterir; silinir ya da çarpıcı biçimde sergiler. Temkinlidir veya öyle görünür.
  • Pathos: Söylevcinin kandırmak, razı etmek, heyecanlandırmak ya da büyülemek istediği dinleyiciyi niteler. Pathos dinleyicinin duygulanımıdır. Ethos cevaplara gönderme yapar, Pathos ise soruların kaynağıdır. Yani dinleyici çekingendir; kendi duygularının ve söylevcinin etkisinde kalır.
  • Logos: Dinleyici ve söylevciyi kendi kurallarına bağlar. Dinleyiciyi güçlü kanıtlarla ikna eder ve güzel üslubuyla onun beğenisini kazanır. Soruları ve cevapları farklılıklarını koruyarak açıklayabilmedir.

Yukarda saydığım 3 boyutu da bugünkü siyasi söylev sahiplerinin                           bazılarında fevkalade ağırlıklı olarak görmek mümkündür.

Yüzdeyüz  Logos olanlar kendilerini Ethos olarak kakalamakta ve  Pathosları amansızca sömürmektedir.

Çünkü ülkemizin insalarının eğitim  kalitesi  onların ekmeğine yağ sürecek uygunluk seviyesindedir.