Seyyar Karpuz

” Dışarıdan bir şeyler kazanabilmek için içeriden bir şeyler yitirmek; yani şan, şöhret, mevki, şatafat, ün kazanmak için,huzurunu boş zamanını feda etmek büyük bir budalalıktır.. ”  demiş Arthur Schopenhauer.

Böyle değerli bir filozoftan da böyle sözler beklenir.karpuz-saticisi

Entelektüel, kültürlü biri Eminönündeki bir seyyar simitçiden simit almak istemiş.

” Simitçi Bey kardeşim ” demiş

” Ben bir simit rica edecektim. Şu öndeki gevreklerden birini bana lütfedermisiniz ? ”

Simitçi adama bakmış

” Ne yalvarıp duruyorsun Ağabey ” demiş ” Paranla alacaksın . ”

İnsanının az okumuşu bu kadar düz iken hayvanlarda durum nedir diye sorarsanız.

Bir kümeste tavuklar arasında en iri yumurtayı yumurtlamak için amansız bir mücadele varmış.

Sadece bir tavuk konu ile pek ilgilenmiyormuş.

Neden böyle yapıyorsun diye sormuşlar ona.

” Kocama sordum , aferin almak için poponu yırtmaya değmez dedi ” demiş.

İnsan da fikrini bence bu kadar net anlatmalı.

Sen böyle yapıyormusun diye sorarsanız.

Ergenlik çağında mahallemize genç güzel bir kız taşınmıştı.

Cumbalı bir evde otururdu.

Sokakta yapılan bir inşaat için kireç kuyusu açılmıştı.

Kıza sevgimi göstermek için uzun bacaklarımla üzerinden atlardım.

Kız da cumbadan gülerdi.

Güldüğüne göre demek beni seviyor diye düşünüp gelecek için hayal kurardım.

Bir gün  el arabası ile mahallede karpuz satan birine kaçtı.