Çapkınlık, Meyhaneler, Seneca

Bu gün Pazar. Canım biraz hayat içi çapkınlıktan bahsetmek istiyor sonra artık kalem ne tarafa giderse ( Kalem bizim gibi eski yazarların lafı (tevazuya bak),aslında gençler bu gün herhalde bilgisayarın tuşları derler).

Hayat içi çapkınlık derken ne demek istediğimi anlatayım. Burada kastetmek  istediğim evli veya bağlı olan erkek veya bayanların ( ne kadar hakkaniyetli yazdım) ilişkileri. Bekar olanların yaptığına çapkınlık değil zamparalık derler ve bu bloğun kapsama alanına girmez.

Öncelikle birkaç gün önce  pedagog ve diğer fikir sahipleri için  yazdığım yazıyı hatırlayıp ” Yoksa sen de hiç çapkınlık yapmadan akıl mı vereceksin?”  diye düşünenlere sadece gülümserim onlar anlarlar.

Önce en önemli tesbitimizi yapalım. Bunun için Seneca Ustadan da görüş almakta fayda var. O 

” Hayat, ya doğru zamanda yanlış insanı karşına çıkartıyor  ya da yanlış zamanda doğru insanı ! Ya zamana yeniliyoruz ya da insana…” diyor.

Eğri oturup doğru konuşalım, bütün evlenenlere sesleniyorum. Ya ailenizin baskısı ile onların istediği kişilerle evlilik yaptınız veya kendi tercihlerinizi kullandınız. Kendi tercihini kullananlar ise 2 ye ayrılır.

1- Okulda iken tanışıp evlenenler:

Bunlar genellikle aynı yaş ta insanlar olur ve yıllar geçtikçe iki yönden evliliklerinde sıkıntı yaşarlar.

a) Aynı mesleği yapıyorlarsa ( Dişçi,doktor,avukat gibi ) biri diğerinden daha başarılı olabilir.

b) Aynı yaşta olanlardan yıllar geçince erkeğin kimlik ve görüntüsünün daha ön plana çıktığı kadının  ise ona göre biraz daha ileri yaşta görüntü verdiği genellikle söylenir. Örnek isterseniz , saçların beyazlanması erkeğe daha bir hava verir kadın hemen boyamaya başlar.

2- Görücü usulü ile veya bizat beğenerek evlilik yapanlar:

Bu kategori sadece erkeklere aittir. Kadının erkeği beğendiği, ailesinden istediği , erkeğin gelenlere kahve yapıp tepsi ile kapıda beklediği yerler varsa da ben bilmiyorum.

Bunların en belirgin özelliği ise seçtikleri eş ile aralarında en az 10 yaş olmasıdır. Bu tip evliliklerde ise, eğer çiftler çok klas ve kültürlü ailelerden gelnmedilerse, kuşak farkı sorun ve sıkıntıları yaşanabilir.

İşte seçimini yanlış yapan veya yaptığını düşünen insanlar zaman zaman çapkınlık yapmayı ister veya en azından içinden geçirirler.

Ben adım gibi eminimki bu insanlar bir yandan böyle arzular duyarken diğer yandan da mevcut mutluluk ve düzenlerini kaybetmenin de korkusu içindedirler.

Şimdi o veya bu nedenle kendini yalnız hissederek çapkınlık yapan veya yapmaya çalışanlara gene de bazı hususları hatırlatmayı görev sayıyorum.

’ Meyhanede görünmemek için ne kadar arkalara gidersen, meyhaneye o kadar girmiş olursun” diyen Diogenes‘i unutmayın. Çok kaptırırsanız tez zamanda karar vermek durumunda kalırsınız.

Buluşacaksanız herkesin olduğu yerleri seçin. İstanbulda oturanların Taksimdeki Marmara Hotelde yakalanması halinde  söylecek bir sözü olabilir. Silivri Klassis Otelde yakalanırsanız sadece türkü söyleyebilirsiniz.

Son olarak kulağınıza küpe olsun diye söylüyorum.

” Vazgeçtiğiniz şey seçtiğinizden daha değerliyse pişmanlık kaçınılmazdır..”

Evinde sadece canlılık ve hareket eksikliğinin olması yaptıkları için kimseyi haklı kılmaz.

Heyecan arayanlara saygı ile duyururum.