Sucuklu Yumurta, Keser Döner Sap Döner

 

Hani bir düşünür demiş ya

“İnsanları  çok fazla kategoriye ayırmaya gerek yok ikiye ayırsanız olur.

İyi insanlar kötü insanlar “

Valla doğruyumurta-160

Aslında sadece insanları değil insanların mesleklerini de

Örneğin gazetecileri ele alalım.

Onları da önce , aslında,  meslek becerileri ile  değerlendirmek lazım.

İşini layıkı ile yapanlar ve yapmayanlar.

Geçenlerde büyük ve önemli bir gazetede bir magazin haberi yer aldı.

Sucuklu yumurtayı beğenmediler, garsonu vurup öldürdüler!

Haberin başlığına bakınca vay vicdansız herifler bir garip garsona acımamışlar diye insanın karalar bağlayası geliyor.

Haber aşağıda

” Bir şehirde 3 arkadaş alkol aldıktan sonra gittikleri restoranda istedikleri sucuklu yumurtanın az olması nedeniyle önce müşterilerle sonra da çalışanlarla tartıştı.

Serkan Arslan ve iki arkadaşı saat 02.30 sıralarında, iddiaya göre alkol aldıktan sonra Ankara Karayolu üzerinde bulunan Bakacakkadı Mevkii’ndeki restorana gitti.

İşyerinden dışarıya taşan tartışmaya çalışanlar da müdahale etti.

Çıkan kavgada belindeki ruhsatsız tabancasını çıkaran garson Tayfun Eseroğlu, Serkan Arslan’a ateş etti. Başına isabet eden tek kurşunla ağır yaralanan Arslan, Çaycuma Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

İlk müdahalesinin ardından Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edilen Arslan, yapılan tüm müdahaleye rağmen kurtarılamadı.”

Yani neymiş

Haber başlığı yanlış habermiş.

Yani neymiş

Ölen değil öldüren  garsonmuş

Hadi bu haberi yapan muhabir çömez atlamış haberi sayfaya alan Yazı İşleri ne yapar?

Bu şu anda yaşadığımız medyanın tam bir aynası.

Medya karpuz gibi tam ortadan ikiye bölünmüş.

Yandaş Medya Karşıt Medya

Kimbilir belki ilerde onlara da Karşıt değil Alternatif Medya derler.

Hani dünkü Cumhuriyet Bayramı için Atatürkçü kesimin gerçekleştirdiği kutlamalara küçümseyerek Alternatif Kutlama dendiği gibi.

Bir blogumda yazmıştım

Cahit Sıtkı Tarancı bir gün vapurla Üsküdardan karşıya Eminönüne geçiyormuş.

Vapurda bir kitap satıcısı

” Cahit Sıtkı Tarancı’nın şiir kitabı hem de kendi orijinal yazı ve imzası ile ” diye kitabını satıyormuş.

Üstad bir tane kitabı almış imza kendisine ait değil satıcıya sormuş

” Sen Cahit Sıtkı’ yı tanırmısın?”

Satıcı ” Benim ! ” demiş.

” O zaman ver ordan bana bir kitap demiş ”  üstad ve eklemiş ”  Şiir çalındığını duymuştum ama şair çalındığını ilk defa görüyorum. ”

Cumhuriyetin asıl sahiplerinin alternatif kutlama yaptığı da bu değerli gazeteciler sayesinde oldu.

Söylenecek ne kaldı ki

” Keser döner  , sap döner …. Gün gelir , hesap döner “