Duygu Yoğunluğu, Saygı ve Korku, Freud

Aşağıdaki bloğu ben yaklaşık 50 gün önce yazmıştım. Ancak çok kısa olduğu için günlük gelişmeleri takip ediyordum.

Uzun bir süredir  herkesin bildiği ve yaşadığı olaylar benim bu bloğumun değindiği konuları haklı hale getirdi.

Şimdi sizden o gün yazdığım bloğu okumanızı rica ediyorum.  Sonra devam ederiz.

 

 

Ben bu blog yazarlığını en çok neden seviyorum biliyormusunuz dostlarım.Hayatın bir adım önünde .

Blogların neden hayatın bir adım önünde olduğunu da şu nedenle söyledim.

Hayat ta aynı yazılmış bloglar gibi duygu yoğunluğu ile yaşanır ancak hayatta filmi geri sarıp aynı duyguyu ilk günkü yön ve şiddetinde ne hatırlar ne de yaşayabilirsiniz.

Bunun sebebi hayatın geçen günler veya yıllar içinde kişiyi veya toplumu değiştirmiş olmasıdır. Aslında toplum günler geçtikçe daha kaygılı ancak büyük ölçüde de korkan bir oluşuma hızla gitmektedir.

Eflatun ” Saygı olan yerde korku olur ama, korku olan yerde her zaman saygı olmaz.” diyor. 

Freud da ‘Bir insan bir yere bakıyorsa orada ilgilendiği bir sey vardır. Bir insan bir yere hiç bakmıyorsa orada ilgilendiği bir şey kesinlikle vardır”  diyor.

Anlattığım bu sıkıntı sadece ülkemizin değil tüm dünyanın sorunu

“Dünya çok acı çekiyor ama kötü insanların şiddetinden değil, iyi insanların sessizliğinden…” 

 

 

Şimdi bloğa devam edersek,

Freud’un işaret ettiği insan sessizliği şu an ülkede bozuldu.

Ülkenin genç ve pırıl pırıl insanları   “.. Ben artık şarkı dinlemek değil, şarkı söylemek istiyorum.” diyor.

Burada   ABD’li eğitimci, tarihçi ve avukat Lowell’in bir tesbitini size aktarmak istiyorum. O

“Düşüncelerini değiştirmeyenler yalnızca deliler ve ölülerdir.” diyor.

Son bir tesbit de   Friedrich Nietzche den

” Dünyada hiçbir şey insanları kin besleme duygusu kadar yıpratamaz.”

Bu çocuklardan yola çıkarak iktidarın kendi fikrinde ve yolunda olmayan herkese duyduğu kin ve giderek sertleşmesi beni kaygılandırıyor.

Şırnak‘ın Cizre ilçesinde kendilerine Yurtsever Demokratik Gençlik Hareketi adını veren “PKK Asayiş” adı altında yol kesip kimlik kontrolü yaptıktan sonra sözde diploma töreni düzenleyen grubun Barış Süreci ile ilgili olarak büyük sıkıntı doğuracağını düşünüyorum.

Bilmiyorum iktidar Gezi Parkındaki insanlara uyguladığı sertliği ve kararlılığı onlara da gösterecek mi?

Üzülüyorum

Elimden gelen sadece bu

Herkese saygılar