Güneydoğu Bölgesi, Ülkem İnsanları, Süleyman Demirel

Tevazu kibirden gelir.

Çoktan beri kendimin çok ileri görüşlü bir adam olduğumu düşünüyordum da bu kanıya nereden vardığımı bir türlü hatırlayamıyordum.

Ertuğrul Özkök’ünbir kaç gün önceki yazısını okuyunca hafızam birden yerine geldi.

Üniversitede zannediyorum galiba son yılımdı. Sene 1970  olabilir.Fırat ve Dicle’nin üzerinde hidroelektrik santralı yapımı amacı ile barajlar yapılmaya başlanmıştı. Gene arkadaşlarla konuşuyorduk, laf döndü dolaştı  Kürtlerin ayrı bir devlet kurma ihtimaline geldi.Demek ki o zamanki düşünceler aynı imiş. Herkes kürtlerin yoğun yaşadığı İran, Irak ve Türkiyedeki bölgelerde bağımsız bir Kürt devleti kurma ihtimali olduğunu söylüyordu. Ben ” Olabilir ama şimdilerde olmaz ” demiştim. Neden? diye sorduklarında da ” İki buçuk nedenden ” diye cevap vermiştim.

Birincisi bu kadar yıldır Türkler ve Kürtler birlikte yaşıyor ve birbirlerinden kız alıp veriyorlar ,evleniyor yuva kuruyorlar.. Ayrıca Kürt kökenli bir çok aile iş hayatında hatta siyasette yükselen bireylere sahip. Çok saygın konumdalar ülke ekonomisine ve siyasetine yön veriyorlar.

İkincisi şu an Güneydoğu Bölgesine yapılan yatırımlar. Devlet gücünün önemli bir kısmını buraya akıtıyor. Bu gün hiç birşeyi olmayan bu bölge barajlardan sonra sulamaya kavuşunca ülkenin önemli bir tarım ve hayvancılık bölgesi olacak. O zamana kadar parmaklarını oynatmazlar.( Barajlar Kralı adıyla ünlenen Sayın Süleyman Demirel’e saygılarımı gönderiyorum)

Buçuk olan ise kötü niyetli olanlarıdır. Bunlar elektriğe suya para vermezler. Vergi ödemezler . Hep ağlayan insanlardır. Yöredeki düzgün insanlar üzerinden siyaset yaparlar. Peki kardeşim tamam orada bir devlet kurun desen sınırları için kavga çıkarırlar. Misal Kayseriyi isterler Peki desen  ” Ama yetmez Ankarayı’da ver derler” demiştim.

Bu güne bakıyorum da yeni tesbitler yapasım geliyor.

Ben siyasi veya siyaset bilimcisi profesör olmadığım için halk ağzıyla anlatayım.

– Öncelikle Güneydoğu’da bir, adını siz koyun,Kürt Yönetimi kurulacak.

– Bu yönetim görünüşte Türkiyeye bağlı olacak.

– Bölgede yaşayan insanlar gene vergi vermeyecek, kaçak elektrik ve diğer kullanımları aynen devam edecek.

– Bu yetmezmiş gibi devletten ayrıca her ay için para yardımı istenecek.

Ancak çok önemli olduğunu gördüğüm 2 hususu  en arkaya bıraktım.

1- Ben bu barış sürecinin özellikle iktidarın hiç derdi olmadığını düşünüyorum. Meclisten jet hızı ile geçen kanunların, yapılan adaletsiz uygulamaların üzerinde konuşulmaması için yapay olarak canlı tutulduğu kanaatindeyim.

2. en önemli husus ise bence kimsenin değinmediği GAP tır.

– 1970 yılında başlanmış ve 2013-2014  yılları arasında biteceği tahmin edilen 32 milyar $ maliyetli GAP Projesinin zenginliklerini ele geçirmek veya ondan nemalanmak önümüzdeki yılların en önemli güç unsuru olmaktır.. Unutmayınki önümüzdeki yıllarda su petrol kadar önemli olacaktır.

Zamanında Demirel ” Gap’ı gaptırmam” demişti.

Bekleyin görün

Aklımı seveyim