Helvayı Sabuni , Ağız Tadı, Hürrem Sultan

Yaklaşık 10 yıldır ailem için yemek yapıyorum dedim ya. Bu gün neden bilmem canım bir tatlı yapmak istedi.
Malzeme olarak : 1 kilo süzme bal, 600 gram nişasta, 1 litre su, 150 gram badem İçi, 250 gram tuzsuz tereyağı, yeteri kadar tarçın aldım.
Çok güzel bir tatlı olsun istiyordum
600 gram nişastayı, 1 litre suda iyice karıştırıp koyu bir ayran kıvamına getirdim.i. Süzme balı, helvahane denilen yuvarlak dipli yayvan tencereye koydumı ve hafif bir ateşte ısıtıp üzerine çıkan köpüğünü aldım. Bu İşlemden sonra koyu ayran kıvamına gelmiş nişastayı ve kabukları soyulup uzunlamasına ikiye bölünmüş badem İçlerini bala kattıktan sonra sağlam bir tahta kaşıkla çevire çevire pişirmeye başladım. (Bu işi yaparken tencerenin kenarından kalınca bir bezle sıkı tutmak ve helvayı dayanıklı bir tahta kaşıkla çevirmek gerekir. Zira bu kadar koyu bir hamuru çevirmek kolay değildir). Helva İyice koyulaşıp da tencerenin dibine yapışmaya başlayınca, tereyağını küçük parçalar halinde tenceredekilere kattımı ve karıştırarak helvayı pişirmeye devam ettim.
Helva, tereyağını tamamen içmişse ve artık tahta kaşığa yapışmıyorsa pişmiş demektir. Helvayı sıcak sıcak bir kayık tabağa aldım, burada soğuttuktan sonra üzerine tarçın serptim ve istenildiği biçimlerde kestim ve servise sundum.
Madem bu günü yemeğe ayırdım bari yanına da bu tatlıya yakışan bir et yemeği yapayım diye düşündüm.hürrem sultan

Asıl yemek için 500 gr kuzu eti(kuşbaşı),250 gr Kültür Mantarı,1 tane orta boy Soğan,4 tane Sivri Biber,4 tane orta boy Domates,1 yemek kaşığı Salça,½ Limon hazırladım.
Püre için ise : 4 tane orta boy Patates, 2 su bardağı Su, 1 su bardağı Süt ile  Tuz ve Karabiberi bir kenara koydum.
Kültür mantarlarını yıkayıp süzdükten sonra 30 dakika limonlu ve tuzlu suda beklettim. Daha sonra mantarları 4 de bölüp susuz olarak ocağa koydum ve suyunu çekene kadar beklettim. Tencereye yağı ilave edip kızdırdıktan sonra eti ve soğanı ilave edip pembeleşinceye kadar kavurdum  daha sonra mantarı ilave ettim ve  etin suyunu çekene kadar kadar kavurup  daha sonra salçayı da ekledikten ve sonra suyu,tuzu ve karabiberi de ilave ettim  sonra kısık ateşte 30 dakika pişirdim. Pişen yemeği fırın tepsisine boşalttım, üzerine domates ve biberleri kuşbaşı doğrayıp ilave ettikten sonra tepsinin üzerini folyo ile kapatıp 60 dereceli fırında yarım saat beklettim.
Püre için patatesi haşladım daha sonra haşlanmış patatesi soyarak mikserde çevirdim. Daha sonra tencereye çok az yağ ve süt,tuz,karabiber ilave ederek iyice karıştırdım ve  püremizi servise hazır hale getirdim.
 Tabağın altına püreyi serip üzerine  hazır konuma gelmiş  yemeğimi  koyup servis için masaya götürecektim ki arkamdan ” Hırsız , yalancı ” diye bir ses duydum .
Döndüm baktım kapıda eski Osmanlı kıyafeti ile bir hanım duruyor. Şaşırdım sen kimsin dedim?”
” Ben Hürrem Sultan” dedi
” Hani aşırı yorgunluktan diziyi bırakıp Almanya’ ya kaçan Hürrem Sultan mı?” diye sordum.

” Bırak şimdi yalancıları da bana hesap ver Osmanlıda Hürrem Sultan Kebabı diye kitaplara geçen bu yemeğin doğru adını niye söylemiyorsun?  Gene Osmanlının en meşhur tatlılarından biri olan Helvayı Sabuni’ yi yapıyorsun da sanki kendi keşfinmiş gibi anlatıyorsun. Bıktım artık sizin yalanlarınızdan . Padişahların sayısında bile mutabık değilsiniz, 35 diyen var, 36 diyen var 38 diyen bile var. Ama hep işinize geldiği gibi 5-6 padişahı öne çıkarırsınız diğerlerini ise yok sayarsınız. Hayatınız yalan dolan.”

Sonra durdu

” Ama yemekleri güzel yaptın , şimdi senden bir isteğim var”

” Söyle Sultanım”  dedim.

” Sakın ha o yalancıbaşına yemekten de tatlıdan da verme ” dedi,

“Hani Gezi Olaylarında en büyük sınavı  ekonomi vermiş ve süreçten başarı ile geçmiştir diyen kişiye ”

” Yahu Sultanım sen onun kim olduğunu biliyormusun? ” diyecektim baktım gitmiş.

Sayın okurlarım  koskoca Hürrem Sultan ile ağız dalaşı yapacak halim yok ama yemekler de güzel oldu doğrusu

Herkese afiyet olsun