Kazanmak Kaybetmek , Finansal Şartlar, Bukowski

 

Her şey aklıma gelirdi de bir Rus devlet adamının bir söylemini bloğuma alacağımı düşünmezdim.

” Ezilenlere , bir kaç yılda bir , ezen sınıfın hangi temsilcilerinin onları temsil edip ezeceğine karar verme izni verilmiştir”  diyor  Vladimir İlyiç Lenin.

Lütfen bu tesbiti belirli bir İzm görüşü olarak değil de insan olarak değerlendirin.

Bir  seçim sonrası seçimde oy kullanan kişilerin belirli bir yüzdesinin oyunu aldığınız için İktidara gelecek ve öncelikle  tüm laik ve demokratik kurumları bir şekilde ya pasifize veya yok edeceksiniz, yargıyı baskı altına,  daha sonra ya sizden nemalanan veya işlerinin bozulmasından korkan medya patronlarını yanınıza veya arkanıza alıp icraatlerinize başlayacaksınız.bukowski

Gelecek çok önemli olduğu için en önem verdiğiniz şey miniklerimizin ve gençlerimizin eğitimi olacak.

Bir yandan 4+4+4 sistemi ile daha çişini tutamayan minikleri okula başlatıp , ağaç yaş iken eğilir diyerek, inançlı gençlik yetiştirmeye çalışacaksınız, diğer yandan İmam Hatip okullarının sayısını arttıracak ve din adamı sayısını ihtiyaçtan  çok fazla sayıya ulaştırmak için  Diyanet Bütçesini şişireceksiniz.

Bu yaptıklarınızı programımızda var diye savunmanız belki bir şekilde anlamak ve kabul etmek mümkün olabilir. Ancak   Gore Vidal’ in tesbiti ile ” Kazanmak insanlara yetmiyor. diğerlerinin kaybettiğini de görmek istiyorlar.”

Yeni açılan İmam Hatip Liselerine öğrenci bulup bulunamayacağı bile belli değilken bu güne kadar önemli mezunlar vermiş köklü ve özellikle laik ve Atatürkçü bölgelerdeki İlköğretim Okullarını İmam Hatip Liselerine çevirip öğrencilerini ve ailelerini göçe zorlamak ve sıkıntı vermenin amacının bu kesimin  tepki vermesini sağlamak olduğu çok açıktır.

Özellikle içki için yaptığı uygulamaların özellikle  laik dünya görüşüne sahip, entellektüel ve tahsilli , seviyeli  insanlarımızı evlerine kapatmak için bir dümen olduğunu herkes bilmektedir.

Bir iktidar milletvekili ” Ben ailem ile birlikte yemek yerken yan masalarda içki içilmesini hoş karşılamam ” diye niyetlerini açıkça belli etmiştir.

Dünya kadar Belediyeye ve birkaç dünya kadar yandaş lokanta sahibine ait restoranlar varken sen  alkol veren bir lokantaya gidecek ve orada yemek eşliğinde bir kadeh içenlere katlanamıyacaksın , bu güne kadar alkol eşliğinde yemek yenebilen ve her kesimin zevkle gittiği Öğretmen ve Polisevlerinden alkolu kaldırmak suretiyle  kişilerin  kızgınlık katsayılarını tetikleyeceksin.Bütün bu bulgular  ülkede karışıklık çıkmasını ne kadar istendiğini göstermektedir.

Son olarak değinmek istediğim konu kız ve erkeklerin gençlerin giyim , kuşam ve birlikte hayat görüşlerine yapılan müdahalelerdir.

Bu gençler ile ilgili olarak sayın iktidara bir uyarıda bulunmak isterim.

Erkekleri bilemem ama özellikle kız çocuklarımızın başı bağlı olanlarına bir bakın. Onların giyim ve kuşamlarına dikkat edersiniz başlarının örtülü olması dışında modern kızlarımızdan hiç bir farkları olmadığını göreceksiniz. Benim tesbitime göre bu gençlik ,özellikle kız çocukları ,sizin o çağdışı baskıcı yönetiminiz için çok büyük bir engel olacaktır.

Tam burada ” Demokrasi ile diktatörlük arasındaki temel fark şudur ki; demokraside önce oy verir sonra emir alırsınız. diktatörlükte ise oy kullanmakla vakit kaybetmezsiniz.” diyen Bukowski” yi hatırlayın.

Son olarak sayın iktidar ve yanlılarına söyleyeceğim şey şudur !

Bu güne kadar  Taksim Gezisinde bulunan insanlar , siz onları ne kadar zorlarsanız zorlayın , eğer aralarına kendi provokatörlerinizi sokmadığınız sürece , istediğiniz sert tepkileri vermeyecekler ve amaçladığınız demokrasi kesintisine taraf olmayacaklardır.

Güneydoğuda yaratılan fiili durum , yol kesme kimlik kontrolu bu güne kadar sürdürüldüğü iddia edilen Barış Süreci yalanını tekzip etmektedir.

Hatayda Suriyeli Muhalefet yanlıları neredeyse mal sahibi gibi davranmakta ve ilerde oradan çıkacak gibi de görünmemektedirler.

Ayrıca  bundan  sonra her hafta sonu, şu veya bu nedenle, Taksim’ e çıkanlar hep olacaktır.

Ancak değerli İktidar yanlılarını açıkça uyarmak istiyorum.

İktidarınızın önündeki en büyük tehlike bence yukarda konu ettiğim hususlar değil  finansal şartlardır.

Artık $ bundan sonra  2 TL nin üstünde olacak ,en büyük kaynak olan turizm gelirleri gerileyecek, borsadan yabancı çıkışları devam edecek  ve dış sermaye girişindeki belirsizlik sürecektir.

Buna mukabil gelecek sene ödenmesi gereken kamu ve özel  teşebbüs borçlarını karşılamakta büyük sorunlar yaşanacağı şimdiden bellidir.

Satılacak bir şeyin kalmadığı zaten ifade edilmektedir.

Hadi bakalım geçmiş olsun