Mutluluğun Resmi, Gilbert K. Chesterton

Bu gün bloğumuzda konumuz insan mutluluğu ve farklı kesimlerin hayata farklı bakışları. Tabiiki benim gözümle.

Konu  özellikle yazları 3 aylarını turistik sahil kasabalarında geçiren üst gelir seviyeli entel dantel kişiler ile ilgilidir.

Benim bu insanlara karşı katiyyen bir duruşum yoktur. Hayat da para da onlarındır ve istediklerini yapma serbestileri vardır.

Ancak onları şu konularda uyarmak isterim.-Gilbert_Keith_Chesterton

Özellikle Bodrum, Çeşme ve bunun gibi turistik yerlerde özellikle plaj kıyafetleri ile resim vererek  ülke yönetenlerine prim veriyorsunuz.

Bunlar benim ülkemin insanları olamaz diye ağzı köpürürerek söylemlerde bulunanları haklı çıkarıyorsunuz.

Ülkemizde gayet rahat ve demokratik bir görünüm varmış havasını yansıtıyorsunuz.

Çok kültürlü ve elit tabaka olduğunuzu biliyorum.

” Müzik eşliğinde akşam yemeği hem aşçıya hem kemancıya hakarettir..”

diyen Gilbert k. Chesterton” u tanımamanız mümkün değil.

Ancak hem gürültülü müzik eşliğinde bağıra çağıra yemek yiyor hem de yemekten sonra zamanınızı  hoş geçirecek mekanlara dağılıp gecenizi mutlu bir şekilde geçiririyorsunuz.

Mutluluk çok göreceli  bir kavram

 Ressama sormuşlar “Mutluluğun resmini çizebilir misin?” diye,
ressam cevap vermiş: ” Ben çizerim de sen anlayabilir misin?”

İstediğiniz kadar mutlu yaşayabilirsiniz ancak arada bir mayo veya şort ile üstünüze de hafif bir bluz veya gömlek alıp içinde Taksim lafları geçen eylem ve söylemlerde bulunmayın. Bunu sizden önemle rica ediyorum.

Bu lafımı yanlış anlamamanızı ümidederim. Kesinlikle size kaz demek gibi bir amacım yok.

Kazlar,tilkinin güzelligini görür mü acaba ?

diye bir deyiş vardır . Kaz avlayıp yiyen tilkilerin davranışlarını haklı çıkaran ve onların da yaptıklarını aklayan bir deyiştir.

Tilkilerin yaptıklarına  bu şekilde hoplaya zıplaya ve arada sırada laf ola yürüyüşler yaparak tepki verirseniz sonuç gayet açıktır.

” Beyaz atlı prensi bekleme, seyise razı ol, yoksa ata kalırsın.”

Hepinize iyi tatiller