Pesimist Olmak, Merkez Bankası,Cristopher Hitchens.

Bu gün size önemli bir duygusal davranışımı itiraf edeceğim. Ben pesimist bir insanım. Bu deyiş çapulcu gibi anlam karışıklığına sebep olmasın diye hemen söyliyeyim insanın kötümser olduğunu ifade eder.

Bu tesbit o kadar doğrudur ki zaman zaman dostlarımdan ” Artık bırak her konuya bok gözle bakmayı biraz da ak gözle bak ” diye eleştiri aldığım olur.

Dünden beri yaşanılan olaylar beni gene pesimist olmaya itti

“İnsanın özgürleşmesinin başlangıcı, otoriteye gülme ve onunla alay etme yeteneğidir.” diyor Cristopher Hitchens.

hitchens

 

AKM ye asılan pankartların kaldırılması için Polisin müdahalesi,  Gezi Parkına hafif girilmesi, orada yapılan müdahaleye taraf olan marjinal grupların çakma olduğu gibi iddialar bu bloğun değerlendirme kapsamında değildir.

Bu konuları dünden beri her yerde okumuşssunuzdur bu gün de muhtemelen bu yayınlar devam edecektir.

Benim pesimist olmanın en büyük nedeni Taksim Gezi Parkı olaylarından bağımsız olarak yaşanan diğer olaylardır.

Benim kaygılarımın en önemli nedeni yaşanan bu olayların hep gündemde tutulması ve bence bu yaşananlardan  çok daha önemli olan 3 konunun unutturulmak istenmesidir.

Bunlar

1- Uludere Olayları

2- Reyhanlı Olayları

3- Barış Süreci

Dün Uludere ile ilgili olarak Savcının görevsizlik kararı vermesi ile dosyanın Genelkurmay Başkanlığına iade edilmesi, Reyhanlı olaylarının en önemli sanığı olduğu söylenilen kişinin dün yakalandığının söylenmesi ile bu her iki konunun netleşmesi için daha önemli bir sürenin gerekeceğini söylemek mümkündür.

Ancak bir zamanlar çok önemsediğimiz adeta onunla yatıp onunla kalktığımız Barış Süreci önemini kaybetmiş adeta yok sayılıyormuş gibi görünmektedir.

Belki okurlarım beni vesveseli bir ihtiyar olarak kabul edecekler ama yaşanan gezi olaylarını, iyi bir demagog olduğu hiç şüphe edilmeyen sayın başbakanın , nasıl eğip büktüğünü ve bundan sonra uygulayacağı yol haritasına uygun bir zemin hazırladığını izleyen biri olarak çok büyük endişe duyuyorum.

İmralı’ya giden BDP heyetine ilk günden itibaren gerek kota koyması gerekse gideceklere seçici davranması özellikle Sırrı Süreyya Önder’in Gezi Parkı olaylarındaki tavrı nedeni ile üstünün çizilmesi  benim ileride Kürt Halkının kendilerince demokratik olarak kabul edecekleri taleplerinin kabulu hususunda büyük sıkıntılar yaşayacağımızı düşünüyorum.

Gezi olayları ile ilgili olarak bu güne kadar hiç bir talebi müzakereye yanaşmayan bir başbakanın bu gün de aynı sert uslubunun devam etmesi sonucu bu gün bir çok avukat Çağlayan Adliyesinde göz altına alınmıştır.

Gene satır aralarında  , Gezi Parkındakilere evinize dönün demesi, Hafta sonunda yapılacak Parti Kongrelerinde Ankaradaki için yer belirtmesine rağmen İstanbul için nerede yapılacağını söylememesini ben hafta sonuna kadar Gezi Parkına müdahale edileceğinin göstergeleri olarak görüyorum.

Bu arada 15-20 sene evvel ben daha çalışırken eylem ve söylemleri ile birçok kişinin  borsayı maniple ettiği için soruşturmaya tabi tutulduğunu bilirim. Evvela elinizdeki kağıtları satarsınız sonra borsa düşünce tekrar alırsınız. Bu dönemde bu şekilde ileri görüşlü bir çok kişinin kendine menfaat sağladığını da düşünüyorum. Dün Merkez Bankası 4 defada 200 milyon $ satmış $ değeri ancak 0.03 düşmüştür. Bu şekilde atılan taşların kurbağaları ürkütmesi de pek mümkün değildir.

Bence en önemli olan hususu ise bloğumun sonuna sakladım.

Sayın başbakan  gibi düşünmeyen Asya ülkekelerinin değerlendirmeleri bu bloğun konusu değildir.

Ancak gerek A.B.D den ,gerek Avrupa ülkelerinden gerekse A.B den gelen eleştri ve uyarıları hiç saymakta devam etmektesini ve onların hepsini hasım gibi görmesini hiç anlayamıyorum.

Ülkemizin ekonomisinin işlemesi için gerekli olan turist sayısının çok büyük bir kısmını kapsayan bu ülkeler, yıllardır çok önemli gördüğümüz A.B ne olmuştur ki 15 günde  tu kaka sayılmıştır.

Artık 2020 Olimpiyatlarının nasıl bize verileceğini de değerlendiremiyorum.

Hadi bakalım hayırlısı