Ritm bozukluğu, Al Paranı, Muallim Naci

Ben bu gün bloğuma başlamadan önce biraz kendimi pohpohlamak istiyorum.Yaklaşık 9 aydır her gün bir blog yazıyorum ve bu yazılarımda gerek hayatı  gerek insanı değerlendirirken kendimi kesinlikle olayların dışına çıkarıp konulara yumuşak bir uslup ile yaklaşmaya çalışıyorum.

Çok kısa bir süre evvel beni takip edenlerin bildiği gibi minkeos.com adlı sitemi kurdum ve daha önce Facebook,Twitter,Blogger ve  Yazarkafe de okuyucularımla paylaştığım yazılarımı okuyucularım bu siteye direkt ulaşarak da değerlendirmeye başladılar.
Şu an beni takip edenlerin %90 ının kendi sitemden geldiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Beni çok onurlandıran önemli bir husus da okuyucu profilim.
Son iki hafta içinde yazdığım blogların A.B.D ,Kanada, Almanya, İngiltere, Azerbaycan, Kıbrıs, Hollanda, İsviçre, Romanya, İtalya  hatta Hindistandan okunması vatandaşlarımın bütün dünyaya yayıldığının da bir göstergesi diye düşünüyorum.
Sayın başbakanın yaptığı söylemlere bazen ülke vatandaşı olarak çok tepkili oluyorum hatta bazen içimden ” Kalk oradan ben oturacağım”  demek  geçiyor ama sonra vazgeçiyorum.Bunun en önemli nedeni  benim biraz engelli olmam. Ben başbakanın yerine geçersem emin olun  otobüsün üstüne çıkana kadar mitinge katılanların yarısı sıkılır evine gider.
Tabii bu girişi biraz tebessüm yaratmak için yaptığımı zannetmeyin. Aslında otobüsün üstüne çıksam kalan vatandaşlar benim ne kadar üzgün bir duruş sergilediğimi görürlerdi ve belki de ülkede tansiyon bir miktar düşerdi.Bunu nereden mi biliyorum?
Bundan 3 sene evvel rahmetli eşimin hastalığının son evresinde bir gün Söğütlüçeşmeden  Kadıköy Altıyola boğanın bulunduğu yere doğru yürürken kendimi çok iyi hissetmedim. Ben hem tansiyon hastası hem kalp ritmi  bozuk  olan bir kişiyim. Ayrıca o zaman denge sorunum nedeni ile elimde baston vardı.  Ayağımın sıkıntıları da başlamıştı.Dinlenmek için yolun sol tarafındaki dükkanlarından birinin merdivenine oturdum. Bir yandan nefesleniyordum  diğer yandan da yaşadığım sıkıntıları kronolojik olarak değerlendirmek için  gözlerimi kapamıştım.
Birden hemen önümde bir bozuk para sesi duydum ve gözümü açtım. Orta yaşlı bir hanım önüme 1 Lira bıraktı yürüdü gitti.Çok şaşırmıştım. Kılık kıyafetim dahil hiç bir davranışım bence dilenmeye uygun değildi. ” Hanım al paranı”  demek için ben bastona dayanıp kalkana kadar kadın gözden kayboldu.Aşağıya doğru yola bakınca kadının davranışının nedenini anladım.Benim oturduğum yerden 20 metre aşağıda bir kadın 1-2 yaşında çocuğunu yere bir beze yatırmış yoldan geçenlere sesli bir şekilde el uzatıyor ve para istiyordu.Bana parayı veren hanım ise bence o dilenen kadının dilenme şekline tepki olarak yola baktı ve benim üzgün ve sessiz duruşumu çok fazla incelemeden değerlendirdi.muallim naciBütün bunları Minkeos niye yazdı diye düşünenler olabilir.Ben bu anekdottan yola çıkarak iki hususun altını çizmek istiyorum.
Bunların birincisi sayın başbakanın %51 oyu ülkenin çoğunluğu beni tutuyor diye üzgün ve sessiz duranları hiç kaale almamasıdır. Ben burada Muallim Naci‘nin dizeleri ile kendisini uyarmak istiyorum.“Beni tasdik edin evlâd” diyorsun amma/bakalım doğru mu ey söz ebesi her dediğin”
Dün Taksim Gezi Komitesini Sayın  Başbakanın dün gece Ankarada kabul etti. Aynı gün Hülya Avşar Başbakanın ağzı olarak Taksim Gezisindekilere ” Hadi toplanın yoksa çıkarılacaksınız ” diyor. Bu söylem Başbakanın Ankarada yapılacak  toplantıda Gezi Parkındakilerinin Özel Hayat, Eğitim, Taksimin 1 Mayıs için miting alanı olması gibi talepleri dile getirmesine bile izin vermeyeceğini bana çağrıştırmaktadır. Bence bu görüşme ziyaret edenlere nasihat verme ve bavul toplama talimatı olacaktır. İnşallah ben yanılırım.
İkincisi de bu çoğunluğun, iktidarının son gününe kadar kendisine istediğini yapma yetkisini verdiğine inanmasıdır ki bu da beni çok  üzmektedir.Ben de İ.Ü İktisat Fakültesi mezunuyum. İstatistik okudum. Bu gün ortalarda dolaşan iktidar yanlısı veya karşıtı insanların toplam sayısı 2 milyon bile değildir.Demekki ülke nüfusunun geri kalan 74 milyonu aynı benim gibi üzgün ve sessiz durmaktadır. Bunların görüşleri şu an çok değerlidir.Ayrıca eğer bir iktidar %51 oya sahipse şu an ülkemizde görev yapan emniyet görevlilerimiz ve bu güne kadar olaylara taraf olmayan ordumuzun % 100 iktidar tarafında olduğundan şüphe etmek ve en azından içinden belirli bir kısmın üzgün ve sessiz diye adlandırdığımız gruptan olabileceğini de özellikle hesaba katmak gerekir.
Ben Üniversitede okurken her gün İlkmektepte ” Türküm Doğruyum”  diyerek  okula başlayan sevgili başbakanımızın bu bloğun yazarı yaşlı ve engelli vatandaşa kulak vermesini bütün kalbimle isterim.
Türkiye hepimizin