Yaşam Süreci, Kaybolan Çabalar

Yaklaşık 12 yıldır aynı tabak ve çatal bıcak takımlarını kullanıyordum.

12 kişilik takımlar zaman içinde kırılarak 8-9 kişilik takım haline gelmişti ancak gene de bize yetiyordu.

Bazısı renk değiştirmiş özellikle tabaklar bıçak çizgileri ile kendilerinden geçmişti.george gurdijeff

Yaklaşık 8-9 yıldır bizim ile olan yardımcı hanımın  yemek odasındaki dolapta bulunan , hiç kullanılmamış,  3-4 takımı neden kullanmadığımızı sorunca verecek cevap bulamadım.

Günlük olaylardan genellikle referans alan , belki sıkıntı ve üzüntülü yaşam süreci bize bir çok şeyi olduğu gibi keyif olgusunu da unutturmuştu.

Türk örf ve adetidir.

Evlerde misafir için bir oda ayırılır ve misafir odası diye adlandırılır ve hep düzenli tutulur kimse içeri sokulmaz.

Misafir için yemek takımları vardı. Misafir için gümüş tabaklı çay takımı vardır. Misafir gelince kullanılır daha sonra tekrar yıkanır ve dolaptaki yerine kaldırılır.

Ancak o günler geride kaldı . Şimdi ailelerin ne bir misafir odası kaldı ne de kimsenin evinde misafir ağırlama imkanı.

İnsanların kendine olması gerekenden daha az değer verdiğini gösterebilmek için size ilginç bir örnek vereyim.

Hepimizin giyinme dolabında T veya Sweet Shirt ‘ lar üst üste konarak bulundurulur.

Alışkanlık olarak insanlar en üstündekini alıp sırtına geçirir daha sonra 2. ve 3. yü kullanır.

Sonra onları yıkar ve tekrar birinciden kullanmaya başlar. Bu şekilde yapmayan da vardır ancak özellikle erkekler  böyle yapar en alttakiler ise hiç kullanılmaz.

Bu nedenle  bu Cumartesi bloğonu bu konuya ayırmayı uygun gördüm.

Sadece ben ve benim ailemde değil belki de tüm insanların yaptığı

 

 

” Hiçbir  şeyinizi özel bir an için saklamayın.  Çünkü yaşadığınız her an özeldir.

Kristal bardaklarınızı kullanın. Kıymetli diye kıyamadığınız eşyanızı her istediğinizde kullanın.

Hayat sadece yaşamı sürdürmek demek değildir.

Geleceğe kendinizi odaklamayın , sözlüğünüzden  ” günün birinde ” ve ” bir gün”  kelimelerini kesin olarak çıkarın.

Hayatınıza  zevk ve kahkaha katacak hiçbir şeyi ertelemeyin. Her gün, her saat her dakika sizin için özeldir.

Hatalarımız kaybolan çabalar değildir.

Onlar başarıya giden yolda işaret direkleridir,

Bir şey yaptığın zaman tüm benliğinle yap.

Teker teker. Ben şimdi oturuyor ve yemek yiyorum.

“Benim için  şu anda bu yemekten, bu masadan başka bir şey yok bu dünyada. Yapmam gereken de bu her şeyde.”

 

Bu “…..”  arasında yazdıklarım kolayca anlayabileceğiniz gibi benim fikirlerim değil.

Bu satırların yazarı  George Ivanovich Gurdjieff (13 Ocak 1866 – 29 Ekim 1949).

Kafkasya’da doǧmuș, çocukluǧu Kars’ta geçmiș.

İnsan hayatının amacını sorgulamıș , gerçeǧe ulașmak için Hindistan, Tibet, Orta Asya, Anadolu ve Mısır’da yirmi yıl kadar gezgin olarak dolașmıș.

Onun önerilerini  yazdım da acaba uygulayabilecekmiyim ?

Biraz zor.

Ama siz uygulayın.

Ne demişler   ” İmamın dediğini yap, gittiği yoldan gitme”

İmam dedim ama bu imam başka imam .

Tanıdıklarınızla karıştırmayın.

Sakın ha !!!