Siyah Otomobil, İnsanların Yan Etkileri, Nicanor Parra

İnsanların baskıcı uygulamalarını hicveden veya belki de doğrulayan ve beni çok güldüren bir talimattır.

”Müşteri, siyah olmak koşuluyla, tercih ettiği renkte otomobile sahip olabilir”

Lafı kim söylemiş bilmiyorum ancak otomotif grubunun bir patronundan olduğu kesin.

Aylar önceki bir yazımda kullanmıştım şimdi yazıyı arayamam isteyen girsin bütün yazılarıma baksın.

O yazıda ” Gibi Yapanlar” deyimini kullanmış ve haklı gibi yapanlar, mutlu gibi yapanlar, inanıyormuş gibi yapanlar diye bir şeyler karalamıştım.

Otomobillerin renklerine müdahale bizim demokrasimize ne kadar benziyor.

Sen vatandaşlarının senin arkanda olanlarını benim halkım olarak tanımlayıp diğer bölümü tamamen reddedeceksin.

İnsanların kaç çocuk yapacağına, çocuğu normal mi sezaryenle mi doğuracağına sen karar vereceksin.

Belediyenin Sosyal Tesislerininde yapılan uygulamalar zaten belli ancak daha önce bizim gibi erişkinlerin girebildiği ve yemeklerinin yanında iki kadeh içebildiği Polis ve Öğretmenevlerinde de  içki verilmemesinin yanısıra, sanki çocukları koruyormuşçasına verilen bir kanun teklifi içinde, içki ruhsatı olan tüm restoranlarda genç yaşlı herkese,  bahçelerinde ve görülebilir ön masalarda, içki içilmesini yasaklayacaksın ve  ne için önlemek istediğini kendi beyanınla açık edeceksin.

” Biz içkiyi yasaklamıyoruz, isteyen kendi evinde içebilir” diyerek kendi düşüncende olmayanları evlerinde yaşamaya iteceksin.

Taksimde yapılan düzenlemenin  esas amacının artık orada bir miting alanının kalmaması ve 1 Mayıs kutlamalarının burada hayat boyu yapılmaması için olduğunu gizleyeceksin.

Bütün yukarıda yazdığım hususlar ile ilgili uygulamalar sonrası kendini duvara sıkıştırılmış kedi gibi hisseden insanlarımız şu an Taksim Gezi Parkında ve ülkenin heryerinde  kendi hayatlarına yapılan bu baskı ve kısıtlamalara tepki veriyorlar.

Bu tepkiyi iktidarın söylediği iki ağaç kesmek olarak yorumlamak ne kadar yanlış ise, bu olaylara ana muhalefetin organizasyonu olarak yorumlamak ta o derece yanlıştır. Muhalefetin yaptığı açıklamalarda  Geziye parti olarak değil vatandaş olarak gittiklerini  söylemiş olması da  fevkalade önemlidir.

Muhalefet bugünkü tepkiyi verenlerin sadece önemli bir kısmıdır. Ancak bir başka hususu da belirtmekte büyük fayda görüyorum. Lütfen muhalefet dışında kalan diğer değişik düşünce sahibi kuruluşlar da tek koyundan kendilerine  post çıkarmaya kalkmasınlar. Sade vatandaşın çoşkusuna fren yaptırmasınlar.

Ancak bu olaylar ile ilgili olarak iktidarın verdiği yaralı rakkamları çok şaşırtıcıdır.

Bu bilgilere bakılırsa biber gazı uygulayan, jop kullanan ve insanlara tazyikli su ile müdahale eden polisin yaralı sayısı, kendilerinin karşısındaki ellerinde sadece bayrak, sırt çantası ve su şişeler olan kişilerdendaha daha fazla imiş.  Bu açıklamaya  kargalar gülmese bile herhalde tebessüm eder.

Hayatını kaybeden insanlardan ise hiç söz etmek istiyorum.

Şu anda aklıma bir Şili’li bir şair geliyor.

-Nicanor_parra

 

 

 

 

Adam 99 yaşında ama kimse onu dinlemez.

”İnsanların da yan etkileri var! bazıları başını döndürürken, bazıları mideni bulandırabiliyor..!” diyor Nicanor Parra