Vücut Dili, Benim Tabanım,Pablo Neruda

Sayın Başbakan Türkiye’ye dönüyor.

10 gündür yaşanan olaylar herkesin hala belleklerinde.

Özellikle onun yurtdışında olduğu süre zarfında yerine vekalet eden kişinin masalcı dede ses ve uslubu ile, ancak mevcut duruma hiç bir katkı vermeyen veya çözüm önermeyen açıklamalarını dinledik.

Onun yaptığı konuşmaları, başbakandan onay almadan, yapmış olması mümkün değil.

Bu nedenle başbakanın dönüşünde yapacağı ilk konuşmada kullanacağı kelimeler ve vücut dili sürecin geleceğini belirleyecektir.

Eğer gene benim milletim diye başlayarak C.H.P ve marjinal gruplar diye devam edecekse zaten söylenecek bir şey yoktur. Ört ki ölem.

image

 

”İnsan ulasamadigi her seyin delisi, ulastigi her seyin nankorudur.” diyor Pablo Neruda

Ancak olayı anladığını belirten sıcak kelimeler kullanması, haklarında soruşturma açılan yönetici ve bu süreçte orantısız güç kullanan kişilere soruşturmalarının sonrası en kısa zamanda  gerekli cezaların verileceğini söylemesi bile ülkeyi rahatlatacaktır.

Bunun yanısıra özellikle yaşamını kaybedenler için ailelere bir tazminat ödenmesi de olayların yumuşaması açısından çok önemli olur diye düşünüyorum.

Bunun yanısıra alkol tartışmalarına konu olan bir yasa onaylanmak üzere Cumhurbaşkanının önündedir. Bu çok önemli bir şanstır. Ben bu yasanın tekrar görüşülmek üzere geri gönderilmesinin ülkenin normalleşmesine  çok büyük katkı vereceğini düşünüyorum. Geri yollanan yasada benim lehime bir uygulama yapılmasını çok isterim. Örnek olarak benim gibi yaşı 70 e merdiven dayanmış ergenlerin alkol ruhsatı olan işletmelerde istedikleri  yerde, özellikle yazın bahçelerinde 2 kadeh içmesini  istiyorum. Amiyane tabirle itin götüne girip içmek istemiyorum. Ben zaten çoktandır içki kullanmıyorum. Bir ayağımda sorun var ve araba kullanmıyorum. Bu önerimi sadece suratlarda bir tebessüm olsun diye yazıyorum.

Şu an bana kim olmak isterdin diye sorsalar cevap vermem çok zor  ancak kim olmak istemezdin deseler kesinlikle başbakan olmak istemezdim.

Partisinin içinde kendisinin arada benim tabanım diye söz ettiği sayısı belli olmayan ancak bir din devleti özlemi duyan bir kitle var. Bu kitle muhtemelen partide bir baskı unsuru ve oldukça kuvvetli. Bunu 4-4-4 uygulamasından imam kadrolarının artmasından  çok sayıda İmam Hatip Lisesinin açılmasından , insanların giyim kuşamlarına karışmalarından, gençlerimizin kız ve erkek birlikte bulunmalarına gösterilen tepkiden ve tabiiki alkole bakışlarından anlamak mümkün.

Bu konuda son olarak iktidar yanlılarına seslenmek istiyorum. Başbakanın ülkeye dönüşünü bir gövde gösterisi haline getirmeyin. Böyle bir uygulama çok kötü sonuçlar doğurabilir.

Ancak bu günkü gerginliğin üstesinden gelmek için sadece iktidara değil bu gün onlara tepki veren kişi ve gruplara da bu günden sonra yapacakları eylem ve söylemlerde çok dikkatli davranmaları gerektiğini bir ağbi, bir amca olarak ifade etmek istiyorum.

Gerek ülke içinden gerekse ülke dışından gelen olumlu tepkiler nedeni ile lütfen coşmayın.

Bu günden sonra yapılacak icraatları eleştrisel bir gözle değerlendirmeniz tabiiki mümkün.

Ancak bu güne kadar yapılanlar nedeni ile rövanşist bir tavır almayın ve özellikle peşin hükümlü olmayın. Amaçlı olarak aralara girenler veya durumdan vazife çıkaranları aranızdan ayıklayın.

Kısaca bir kucaktan kalkınca başka bir kucağa oturmayın.

Özellikle hiç bir nedeni olmadan sadece muhalefet olsun diye bunu yapmayın.